Günümüzde daha çok filmlerden ve bilim kurgu kitaplarından alışık olduğumuz Yönlendirilmiş Enerji Sistemleri bugünlerde dünyanın farklı yerlerindeki teknoloji, enerji, güvenlik ve sağlık firmaları tarafından yüksek bütçeli araştırmalar ve yeni projelerle hayatımızda köklü dönüşümler gerçekleştirecek gibi gözüküyor.

Yönlendirilmiş Enerji Tarihi

İlk olarak 18.yy’da elektriğin keşfedilmesiyle beraber akıllara pek çok soru gelmiştir. Bu sorulardan biri de elektriği ucuz (kablosuz),çevreci ve zararsız bir şekilde nasıl iletebiliriz olmuştur. 19.yy’da ortaya atılan bu soruyla 19.yy sonlarında Nikola Tesla adında bir dahi elektrik mühendisi bu soruya cevap bulabilmek için alternatif akım ile Yönlendirilmiş Enerji çalışmalarına başlamıştır.

Tam da burada Tesla günümüzde daha yeni yeni anlaşılan Yönlendirilmiş Enerji teknolojisini 1 asır önce kendi icadı olan Tesla Bobini ile yaklaşık 1 mil ötedeki 2 ampulu elektrik kablosu olmadan aydınlatmayı başarmıştı. Bu o zamanki bilim dünyası için çığır açıcı bir gelişmeydi çünkü bu iletim tekniği o zamana kadar hiç bilinmiyordu. Fakat insanlar onu çoğu zaman deli bir bilim adamı olarak görüyorlardı,kontrolden çıkıp dünyayı yok edicek biri… Hatta öyleki bu devasa icat ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği düşünülerek FBI tarafından Tesla’ya özel dosya açılmıştır. Sonrasında Max Planck ve Einstein’ın kuantum teorisinde, enerjinin doğası ve davranışlarını incelemesiyle günümüzdeki bilgilere ulaşılmıştır.

Tesla Bobini
Tesla ve Bobini

Nedir Bu Yönlendirilmiş Enerji?

İskoç fizikçi James Maxwell’in elektromanyetik dalgaları keşfetmesiyle beraber elektromanytetik dalgaların yapısı anlaşılmıştı. Maxwell’a göre bir elektromanyetik dalganın temsili,elektrik ve manyetik alan birbirlerine dik olarak salınmakta ve ışık hızında ilerlemektedir. Aynı zamanda enerji ve momentum da taşır ve yeterince güçlü ışık kaynağınız varsa cisimlere kuvvet uygulayabiliriz. Yönlendirilmiş enerjinin hızı ışının yoğunluğu ile belirlenir. Yoğun ise güçlüdür. Ancak parçacık ışın, ışık hızından yavaş hareket eder. Onun hızı; kütlesi, yoğunluğu, gücü veya partikül ya da enerji yoğunluğu ile belirlenir. İşte bu ışık enerjisinin istenilen hedeflere enerji transferi yapmasına Yönlendirilmiş Enerji denir. Kafanızın karıştığını hisseder gibiyim ama sabredin sizi terimleri boğmadan bunu anlatmaya çalışacağım.

Örneğin hepimizin bildiği süper kahramanlardan Iron Man’in ARC reaktörlü zırhı tam bir yönlendirilmiş enerji sistemi. Ateş anında bir füzyon tepkimesi olur ve enerji transferi gerçekleşir. Aslında teknik olarak biz burada ışık enerjisini anlık görürüz uzamsal değil bunu basitinden bir lazer olarak düşünebiliriz ancak bu bir süper kahraman filmi olduğu için efektler olmazsa olmazımızdır.

Bir başka örnek Star Wars serisindeki “blaster” ve ışın kılıçları örnek verilebilir. Bu silahlar da savaş alanlarında enerjiyi yönlendirebilmek için kullanılır ancak burada da ışınlar ışık hızında gideceği için ışıkları anlık olarak görebiliriz, devamlı değil.

Yönlendirilmiş Enerji Sistemleri

MR (Manyetik Rezonans) Cihazı

Hepimizin bildiği Manyetik Rezonans, canlıların iç yapısını görüntüleme ve iç hastalıklarındaki sorunları daha kolay bulmak için günümüzde kullanılan yöntemlerin başında gelmektedir. Cihaz, vücudumuzdaki yumuşak dokuların görüntülerini elde etmek için hidrojen atomlarına yüksek manyetik alan uygular. Manyetik alanların oluşturduğu radyo dalgaları hidrojen atomlarını uyarır, hidrojen atomları enerji salmaya başlar ve salınan enerji cihaz tarafından algılanıp görüntüye aktarılır.

MR Cihazı

Mikrodalga Fırınlar

Mikrodalga fırınlar, besindeki su moleküllerini saklamak için özel olarak belirlenmiş bir titreşim sıklığındaki radyo dalgalarını enerji aktarmak için kullanır. Bu su molekülleri artan bir atomsal seviyede titreşmeye başlar ve bu titreşim sayesinde iç enerjisi artar.

Mikrodalga

Yönlendirilmiş Enerji Silahları

21’inci yüzyıl teknolojileri her alanda olduğu gibi savunma ve yurt güvenliği alanında da köklü dönüşümlere yol açmaktadır. Teknolojik ilerlemeler sayesinde benzerlerine ancak bilimkurgu eserlerinde rastlanabilecek silahlar gerçek olmaya başlamıştır. Işık hızında hareket eden, görünmez ancak son derece etkili sonuçlar doğuran bu yeni nesil silah teknolojisine “Yönlendirilmiş Enerji Silahları-YES (Directed Energy Weapons)” denmektedir.

YES sistemlerine ilişkin analizlerde, bu silahların kabiliyetleri açısından harp tarihinde yeni bir silah devrimine yol açabileceği sıklıkla vurgulanmaktadır. Buna göre YES; barut, nükleer enerji ve bilişim sistemlerinin ardından silah teknolojilerinde dördüncü devrime neden olabilecektir. YES, nükleer silahlar rakipsizliğini korumakla birlikte kimyasal /kinetik güçlü silahlara ciddi bir alternatif olarak gelişmektedir. Zira kimyasal/kinetik silah sistemleri günümüzün karmaşık savunma ihtiyaçlarını karşılamakta etkisiz kaldığı gibi giderek daha pahalı hale gelmektedir. Elektromanyetik spektrumun ışık ve ses enerjisini kullanan YES sistemleri, muharebe alanlarında kimyasal güçlü silahların yerini almaya başlamıştır. Hedeflerini, ışık hızında nokta atışlarla vurabilen bu silahlar, güvenlik ve savunmaya yönelik tehditlerin arttığı ve karmaşıklaştığı çağımızda pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Amaç dışı hasar ve kayıpları en aza indiren, hedeflere vereceği zararın seviyesi ayarlanabilen bu silahlar, askeri amaçlar dışında anayurt güvenliği alanında da kullanılmaktadır.

Yönlendirilmiş Enerji Silahı

Lazerler

İngilizce “Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation” (Uyarılmış Işımanın Yayımı İle Işığın Güçlendirilmesi) ifadesinin kısaltması olan lazer, yüksek enerji seviyesine ulaşması için uyarılmış bir atom veya moleküldür. Söz konusu uyarılma işlemi kimyasal reaksiyon, elektrik akımı veya yoğun ışık yardımıyla gerçekleştirilmekte ve genellikle kullanılan lazer ortamına (Lasing Medium) ve yönteme göre anılmaktadır. Lazer silahları hedeflerine yoğun ısı enerjisi yönlendirerek onların yanmasına veya parçalanmasına yol açmaktadır. Lazer silahları termal ve darbe amaçlı saldırılarda kullanılmaktadır. Termal saldırılarda lazerler ışın konsantrasyonu için gerekli uzun bir bekleme süresinin ardından hedefe yönlendirilmekte ve hedefi yakmaktadır. Partikül ışınlı lazerler ise bir füze, uydu veya uçağın gövdesinde delik açabilmekte, elektronik sistemlerine ciddi zararlar verebilmekte, füze nükleer başlık taşıyorsa lazerler bunların patlatma sistemlerini yok edebilmektedir.

Lazer Silahı

Mikrodalga Silahları

Yüksek enerjili mikrodalga silahları (High Energy Microwave Weapons -HPM) radyo frekansı veya elektromanyetik spektrumun mikrodalga kısmını, bir hedefe enerji göndererek yıkıcı veya bozucu etki yaratmak için kullanan YES sistemleridir. Mikrodalga ve lazerlerin her ikisi de elektromanyetik spektrumda işleyiş kazanmaktadır. Her ikisi de ışık ve radyo dalgalarından oluşan elektromanyetik enerji aktarmaktadır. Ancak lazerin dalga boyu mikrodalgalardan 10 bin kat daha kısadır ve mesafe uzadıkça daha az dağılma göstermektedir. Bu nedenle yüksek enerjili lazer silahları uzun mesafede isabet hassasiyeti gerektiği durumlarda mikrodalga silahlarına göre üstünlük sahibidir. Buna karşılık daha geniş bir alanda çok sayıda hedefe enerji aktarımına ihtiyaç duyulduğu durumlarda mikrodalga silahları daha etkili olabilmektedir. Yüksek enerjili mikrodalga silahları (High Energy Microwave Weapons –HMW) geliştirilmesi amacıyla yapılan araştırmalar, lazer çalışmalarıyla hemen hemen aynı zamanda başlamıştır. Ancak bu çalışmalar çoğunlukla gizli tutulmakta, kamuoyuna çok az sayıda silahın tanıtımı yapılmaktadır.

Mikrodalga Silahı

Parçacık Işınlı Silahlar

Parçacık Işınlı Silahlar (Particle Beam Weapons) Yüksek enerjili silah sistemlerinin son dönemde dikkatleri üzerinde toplayan yeni bir türü parçacık ışınlı silahlardır. Parçacık ışınlı silahlar elektrik yükü olmayan atom parçacıklarını, özellikle nötronları ışık hızında hızlandırarak hedefe yönlendirmektedir. Oluşan yüksek güçlü ışın, hedefin atomlarıyla çarpıştığında onları dağıtır. Işının vurduğu alan hızla ısınır ve hedef patlar. Bu açıdan parçacık ışınları, H.G. Wells’in “Isı Işını” veya Nicola Tesla’nın 20’nci yüzyıl başında tasarladığı ama hayata geçiremediği “Ölüm Işını”na benzemektedir. Lazerlerden farklı olarak, parçacık ışınları sadece hedefin yüzeyini yakmakla yetinmez, içine de sızar ve örneğin elektronik cihazlarını yakar ve varsa yakıt depolarını patlatabilir. Lazerler aynaya benzer parlak yüzeylerden yansıyabilirken, parçacık ışınlarını yanıltmak mümkün değildir.

 

Aselsan- Tufan Elektromanyetik Top

Yüksek Güçlü Sonik Silahlar

Hedeflerine yüksek enerjili ses yönlendiren YES sistemleri üzerine ilk araştırmalar İngiltere ve Japonya’da yapılmıştır. İngiliz ordusunun 1970’li yılların başında Kuzey İrlanda’da IRA yanlısı gösterileri dağıtmak için “Squawk Box” adını verdiği bir ultrason ses silahı kullandığı ortaya çıkmıştır. Sonik silahların hedefi canlılardır. Frekans ve gücüne bağlı olarak psikolojik (korku, endişe, depresyon vb.) ve biyolojik (bulantı, kusma, organ hasarı, yanık ve ölüm) etki yaratmaktadır. Sonik silahların büyük bölümü 1 Hz ile 30 KHz arası frekans aralığında kullanılmaktadır ve frekans aralığına göre çeşitli türlere ayrılmaktadır.

Sonik Silah

Görüldüğü üzere yaklaşık 100 yıllık bir teknolojinin evrimi sonucu çeşit çeşit üretilen bu sistemlerin hayatımızı kökünden değiştireceği şüphesiz bir gerçek.

Bir önceki yazıma göz atmak isterseniz: Elektronik Harp (Electronic Warfare)

Kullandığım Kaynaklar

  • STM
  • TÜBİTAK BİLGEM
  • Defense News
  • Defence World
  • http://large.stanford.edu/courses/2017/ph241/zau2/
  • https://www.militaryfactory.com/dictionary/military-terms-defined.asp?term_id=1679
  • https://einstein.stanford.edu/content/faqs/maser.html
  • https://www.spacedaily.com/reports/How_Real_Is_The_Threat_Of_Laser_Weapons_999.html
  • https://defence-point.com/2019/02/20/directed-energy-weapons-dew-market-report-2019-2029/

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win