TELEPORTASYON

Herkese merhaba bu yazımızda birçok kişinin hayatına 1960 larda yayınlanan uzay yolu dizisi ile giren ışınlanmayı yani başka bir ifade ile “teleportasyon” olayını inceleyeceğiz. Peki teleportasyon ne demek: Işınlanma veya teleportasyon, kişinin bedeninin veya bir eşyanın bulunduğu mekânda yok edilip, bir anda başka bir mekânda ortaya çıkarılabileceği düşüncesine verilen addır. Terim eski Yunanca ’da “uzak” anlamına gelen “tele” sözcüğü ile Latince ’de “taşımak” anlamına gelen “portare” sözcüğünden türetilmiştir.

TELEPORTASYON
TELEPORTASYON

TELEPORTASYON NASIL YAPILIR?

Teleportasyon yani ışınlanma deneyi nasıl yapılır? Her şey kuantuma bağlı. Madde veya insan önce enerji haline dönüştürülür, sonra onu taşıyacak bir araç yaratılır, son olarak enerjiye dönüştürülmüş madde yeniden bir araya getirilirÖyle bir enerji lazım ki insanları önce moleküllerine, sonra atomlarına, daha sonra ise fotonlarına ayırması gerekiyor. Bu tarzda bir enerji ise ancak birkaç nükleer santralin aynı anda enerji vermesi ile oluşur.

Sonraki ihtiyaç ise aşırı gelişmiş bir bilgisayar. Öyle bir bilgisayar ki sizi fotonlarınıza kadar tanıyacak ve siz parçalarınıza ayrıldıktan sonra sizi ulaşmak istediğiniz yerde yeniden, bütün fotonlarınızı kusursuz bir şekilde bir araya getirebilecek kadar gelişmiş bir bilgisayardan olacak.

Tabi ki bu ikisi de yetmez, size bir de aktarım aracı lazım. Bu araç Stephen Hawking’in dediğine göre 1500 metre çapında bir çanak anten ile gerçekleşebilir, bu rakam sadece bir kişi için gerekli bir araç olduğunu belirtmek lazım. Çanak anten çok zor ise bunu bir lazer ışını ile yapabiliriz, ama bu da binlerce mega voltluk enerji gerektiriyor. O da çok imkânsız ise kablolar aracılığı ile bu aktarım sağlanabilir. Ama bu da yüzlerce terabitlik bir hız ve modem gerektirir. Bu muhteşem araçları bir araya getirdiğinizde o zaman her şey tamam artık kendinizi evinizin herhangi bir odasına ışınlanma gerçekleştirebilirsiniz

TELEPORTASYON
TELEPORTASYON

KUANTUM IŞINLANMA DENEYİ

Teleportasyon için ikinci bir yöntem ise kuantum ışınlanmasıdır. Kuantum ışınlaması maddenin enerjiye dönüştürülerek uzay-zamanda hareket ettirilmesi olarak tanımlanıyor. Kuantum ışınlamasında foton çiftleri kullanılıyor. Foton çiftleri arasındaki mesafe ne olursa olsun, bir tanesinin gösterdiği tepki diğerini de etkiliyor.

Çinli bilim insanlarının gerçekleştirdiği son ışınlanma deneyi ise bugüne kadarki en uzun mesafeli kuantum ışınlaması olarak kayda geçmiş durumda. Partiküllerin fiziksel temas olmaksızın veri aktarımı gerçekleştirebildiği kuantum internetinin, hayata geçtiğinde veri aktarım hızında da devrim niteliğinde bir gelişme olacağı düşünülüyor. Kuantum ışınlamasının tıp alanında da kullanılabileceği teorisi üzerinde duruluyor.

Gelecekte, organları oluşturan partiküllerin ışınlanma yoluyla kopyalanarak veri halinde depolanması ve ihtiyaç duyulduğunda bu veri depolarındaki organ parçacıklarıyla tedavilerin yapılabileceği üzerinde duruluyor.

TELEPORTASYON
TELEPORTASYON

PHİLADELPHİA DENEYİ NEDİR?

Biraz önce bahsettiğimiz gibi Çin “Kuantum ışınlanmasını” kullanarak ilk başarılı ışınlanma deneyini gerçekleştirdi ve bu gelişme dünya gündeminde ışınlanmaya olan imkânsızlık düşüncesini kırmış oldu.

Ancak bu deney yapılmadan önce kesinliği hala bilinmemekle birlikte “Project Rainbow veya Philadelphia deneyi” olarak bilinen bir deney yapılmıştı Einstein’ın birleşik alanlar kuramına dayanan bu deney aslında gizli bir şekilde gerçekleştirilmişti.

Deneyin resmi ve bilimsel adı “Project Rainbow” (Gökkuşağı Projesi) olarak geçiyordu. İddialara göre, II. Dünya Savaşı sırasında küçük destroyer tipi bir savaş gemisinin başından geçti. Amaç gemiyi düşmanın fark etmemesi için görünmez yapmaktı. Projeye göre gemiler düşman radarlarına yakalanmadan istenilen yerde birden ortaya çıkacaktı.

Bilimsel tanımıyla ‘optikal görünmezlik’ diye adlandırılan bu sistemde; özel bir mekanizma veya jeneratörle oluşturulan çok güçlü bir manyetik alanın, önce; hedef gemiyi sarması, sonra da ışınları veya radar dalgalarını büker ya da kırarken de gemiye görünmez sağlaması hedeflenmişti. Projenin düşüncesi bir mucizeye benziyordu. Hatta iddialara göre bu proje başarılı olmuştu. Yani söz konusu olan gemi fiziksel olarak kaybolmuş ve yeniden ortaya çıkmıştı. Ancak deneyin asıl amacı geminin kaybolduğu yerden başka bir yerde ortaya çıkmasını sağlamaktı. Başka bir ifadeyle ışınlanma yapılmalıydı.

Philadelphia Deneyi’nin temelinde düşünce olarak Albert Einstein’ın” Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı” yatar. Bu teori bu konuyla ilgili kişilerce “Elektronik kamuflaj” olarak yeniden isimlendirildi. Einstein, bu teorisi 1925-27 arasında Almanya’da bir bilim dergisinde yayınlandı. Fakat Einstein, bu teoriyi daha denememiş ve daha tam anlamıyla geliştirmemişti zamanlardaki amaç, çok güçlü elektromanyetik alan yaratılarak gemilerin görünmez olmaları ve düşman kuvvetlerine karşı korunmasıydı. Hatta bu olayı havada oluşturarak üslerin görünmesinin engellenmesi de düşünülmüştü

TELEPORTASYON
TELEPORTASYON

IŞINLANMA MÜMKÜN MÜ

Peki Teleportasyon başka bir deyişle ışınlanma mümkün müdür bilim insanları yıllardır bu sorunun cevabını arıyor ve sonunda bir karara vardıkları söylenebilir. Bilim insanları maddeyi olmasa da bilginin Işınlanabileceğini söylüyorlar bundan yola çıkarak bilgi ışınlayabildikleri bir tür taşıyıcı geliştirdiler. Kuantum ışınlanma, bir parçacığın bir yerden başka bir yere taşınmasıdır. Bu da gelecek için güvenli bir bilgi iletimi vaat eder.

Bilginin ışınlanabilmesi acaba insanda aynı şekilde ışınlanabilir mi düşüncesini akla getirdi ancak ortalama bir insan 10^28 atom içerir. Bir insan vücudunun toplam kuantum konfigürasyonu, DNA’nın yapısından kemiklere kadar her şeyi içeren bu atomların nasıl düzenlendiğini içerir. Taşınması gereken çok fazla bilgi barındırıyoruz. Bu yüzden hiç kimse kuantum ışınlanmanın insanları taşımasını beklemiyor.

Diyelim ki şansımızı denedik ve tüm bilgileri ilettik. Ve deneyin amacı gereği “tam” bir kişiyi bir araya getirmemiz gerekecek. Büyük ihtimalle bu durumda kobay ölecek veya başka bir birey ortaya çıkacak. Tam bu noktada işin ahlaki ve felsefi boyutu işin içine giriyor ve tartışmaları başlatıyor. Bunlardan ötürü aslında büyük iş insanları, insan ışınlanmasından ziyade bilgi veya askeriyede ışınlanmaya yatırım yapmayı tercih ediyorlar.

Bir önceki yazımız için: https://themanhattan.org/derin-ogrenme-nedir/


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
1
love
lol lol
0
lol
omg omg
1
omg
win win
0
win