Herkese merhaba, bu yazımızda sizlere günümüzün oldukça önem verilen ve popüler konusu sürdürülebilirliği anlatacağız. Sürdürülebilirlik nedir, örnekleri, bileşenleri gibi birçok konuyu yazımızda bulabilirsiniz. Herkese iyi okumalar…

Sürdürülebilirlik Nedir?

Tanım olarak bahsedecek olursak insanoğlunun yaşamının daimi olabilmesi için üretim ve çeşitliliğin devamlılığını sağlamaktır. Yani, diğer bir deyişle bizim ihtiyaç duyduğumuz kaynakları gelecek nesilden çalmadan aynı zamanda hiç bir şeyden de ödün vermeden temin edebilmemizdir. Ancak yine de şunu belirtmeliyiz ki evrensel bir tanımı yoktur. Üretim, çeşitlilik ve tüketimin devamlılığı sağlanırken hem toplumsal hem de ekolojik olarak sürekli olmak anlamına geliyor.
Sürdürülebilirlik çoğunluğun duyduğu bir kavramdır ve az çok insanlar da bir şeyler çağrıştırır. Ancak bu durumun en yanlış yönü insanlarda sadece ekolojik bir mesaj vermesidir. Sürdürülebilirlik bundan çok daha fazlasıdır. Demek istenilen şudur ki, refah seviyesini olabildiğince maksimum tutan birden çok açıdan değerlendirilmesi gereken ” Bütünsel” bir yaklaşımdır.

sürdürülebilirlik
sürdürülebilirlik

Yazının devamında bileşenlerinden bahsedeceğiz ama genel bir bakış açısıyla son bir kez anlatacak olursak gelecek nesillere ekolojik, ekonomik ve sosyal koşulları devam ettirilebilir bir dünya bırakmak için ortaya çıkan bir kavram hatta yaşam biçimidir.

Sürdürülebilirlik Kavramı Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Sürdürülebilirliğin tanımını yaptıktan sonra bu kavramın ne zaman ortaya çıktığına bakacak olursak, bu kavram ilk olarak Birleşmiş Milletlerin altında çalışmakta olan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılı içerisinde yayınlamış olduğu “Ortak Geleceğimiz” isimli rapor aracılığı ile hayatımıza girdi.

Rapordan genel hatları ile bahsedecek olursak hızlı sanayileşmenin ve nüfus artışının sebep olduğu bazı sorunların çözümünü bulabilmek için ve aynı zamanda ciddiye alınmazsa sorunların daha da büyüyeceğini uyarmak için yazılan bir rapordur. Bu raporu büyük bir topluluk ciddiye aldı ve sorunların boyutunu farkına vardı. Ama tabi ki maalesef sürdürülebilirlik kavramının hayata geçişi 1983 yılında ilk defa tespit edilen Antartika üzerindeki insandan kaynaklı ozon deliği vakası ile olmuştur.

Raporun tanımladığı sürdürülebilirlik tanımı ise şudur; insanlık; doğanın gelecek nesillerin gereksinimlerine yanıt verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir.

Sürdürülebilirliğin Bileşenleri/ İlkeleri Nelerdir? Sürdürülebilirlik Örnekleri

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi sürdürülebilirlik hakkında az bilgisi olan ya da ilk defa duyan insanlar bu konunun sadece ekolojik yönüyle ilgili olduğunu düşünüyorlar. Ancak sürdürülebilirlik 3 ana bileşenden oluşur. Bu kavram, ekolojik, ekonomik ve toplumsal açıları bulunan bütünsel olarak alınması gereken bir kavramdır.

Sürdürülebilirliğin 3 temel bileşeni bulunmaktadır ve bu bileşenler; çevre koruma, ekonomik büyüme ve sosyal gelişimdir. Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için bu kavramlar dengeli bir biçimde ve uyumlu bir şekilde yönetilmelidir.

Birinci Bileşen: Çevreyi Koruma

Sürdürülebilirlik çevreyi korumamızı, kirletmememizi, kaynakları olabildiğince en doğru ve akıllı bir şekilde kullanmamızı söyler. Çevreyi korumak sanki doğaya yaptığımız bir iyilik gibi gelse de bu hızla yıkıma ve tüketime devam edersek işin sonunda kırılgan yapıda olanın doğa değil insanoğlunun olduğunu anlayacağız. Peki çevreyi nasıl koruyabiliriz derseniz:
-Karbon ayak izini azaltarak
-Atık yönetimini iyi yaparak
-Üretimde kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayarak
-Biyoçeşitliliği koruyarak
-Enerji ve su tasarrufunu sağlayarak
gibi örnekler verebiliriz.

İkinci Bileşen: Ekonomik Büyüme veya Kalkınma

Sürdürülebilirlik ilk bileşen olan çevreyi korumayı ihmal etmeden insanlara daha rahat bir ekonomik hayatı vermeye odaklanır. İnsanlar tüketimi arttırsalar bile ekonomik olarak sıkıntı çekmemesini ve yoksulluğu engelleme çalışır. Bu duruma örnek verecek olursak:
– Yeşil yatırımlar yaparak
-İnovasyon ve Ar-Ge
-Adil ticaret yaparak
-Sürdürülebilir finansman oluşturarak
-Döngüsel ekonomiyi benimseyerek
gibi örnekler verebiliriz.

Üçünü Bileşen: Sosyal Gelişim

Sürdürülebilirlik, toplumun ihtiyaç duyduğu tüm gereksinimleri (eğitim, sağlık…) yeterli ve tatmin edici bir noktaya ulaşmasının sağlanmasını destekler. İnsanlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesine ek olarak insanları hedeflerine ulaşmasını da temenni eder. Bu durumu nasıl sağlarız diye sorarsanız:
-Sosyal adaleti koruyarak
-Fırsat eşitliğini sağlayarak
-Toplumsal cinsiyet eşitliğini koruyarak
-Toplum bilincini uyandırarak
gibi örnekler verebiliriz.

Sürdürülebilirlik Neden Önemli?

Bütün canlılar birbirleriyle bağlantılı ve sürekli olarak etkileşim halinde olduğunu biliyoruz ve tüm canlılar ekosistemin bir parçasıdır. Bu bütünsel varlığın küçük bir parçasına bile zarar gelse geri kalan tüm parçalar da zarar görür. Hatta bazı canlılar ya da sistemler arasında bağlantı yok gibi gelse de dolaylı ve karmaşık yoldan mutlaka bağlantıları vardır. Şüphesiz ki bahsettiğimiz bu verilen zararı biz insanlar yapıyoruz. Yani kendimize zarar veriyoruz. Doğa kendini yenileyen bir sistemdir ama insanoğlu olarak doğaya zarar verme hızımız, doğanın iyileşme hızından yüksek. Bu nedenle doğa içinde bulunan sistem zincirlerinin zarar görmeden ilerlemesini sağlamakta zorlanıyor.

Sürdürülebilirlik bu konuda sistemin devamlılığını garanti eder, ekosistemleri korur ve yaşam kalitemizi arttırır. Toplumun refahını garanti eder. Kaynakların iyi ve planlı kullanımı sayesinde daha yaşanabilir güvenli bir ortam hazırlar. Peki bu planlar hayatımıza nasıl yansır?

Sürdürülebilirlik oldukça zor bir iştir. Nüfus artıyor, istekler çoğalıyor, teknoloji gelişiyor ve bununla birlikte tüm bu işleri sürdürülebilirlik bileşenlerini göz önüne alarak yönetmemiz lazım. Bunu yapmak için örneğin günlük hayatımıza ufak dokunuşlar yapabiliriz. Örneğin, yeterli miktarda ürünü doğaya zarar vermeden üreterek, üretim aşamasındaki karbon ayak izini ve enerji israfını azaltarak, bireysel bazdaki tasarrufu sağlamak için sürdürülebilir tarım uygulamalarını ve sürdürülebilir restorancılığı destekleyerek yapabiliriz. Sürdürülebilirlik deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan Dilara Koçak bu konu hakkında öyle örnek veriyor ” Hepimiz sağlıklı beslenmeye çalışıyoruz örneğin chia tohumu tüketiyoruz bazen. Ancak chia tohumunun karbon ayak izi çok büyük onun yerine kara buğday kullanabiliriz. Böylece hem karbon ayak izi az hem de sağlıklı bir ürün tüketmiş oluruz.”.

Yani insanlar sürdürülebilirliğin önemini bilmeli ve sorumluluklarını yerine getirmeliler. Bireyler öncelikle sürdürülebilirliğin önemini benimsemeli ve aydınlatma, ısınma, temizlik ve hatta beslenme gibi günlük yaşamlarındaki alışkanlıklarında değişikliğe giderek topluma örnek olmalı ve bu sayede geleceğe katkıda bulunmalıdır.

Sürdürülebilir Kalkınma Nedir? 17 Küresel Hedef

İnsanların, kalan canlıların ve doğanın önemli olduğunu kabul eden, büyümeye devam etseler de zarardan koruyacak bir sisteme ihtiyacımız var. Şüphesiz sürdürülebilirlik bunun için en iyi kalkınma modelidir. Bu yapı çok soyut ve imkansız gibi gelse de uluslararası topluluk sayesinde bunları bir görev listesi altında çoktan somutlaştırdık: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (Küresel Hedefler).

Bizleri doğru yola götüren bu amaçlar; Yoksulluğa Son, Açlığa Son, Sağlık ve Kaliteli Yaşam, Nitelikli Eğitim, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Temiz Su ve Sanitasyon, Erişilebilir ve Temiz Enerji, İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı, Eşitsizliklerin Azaltılması, Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar, Sorumlu Üretim ve Tüketim, İklim Eylemi, Sudaki Yaşam, Karasal Yaşam, Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar, Amaçlar İçin Ortaklıklar.

Dünya’ya verdiğimiz zararın boyutu da gözlerimizin önüne seriliyor. Son yılların en kapsamlı raporu olan ve insanlık için ‘kırmızı alarm’ olarak nitelenen Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 6. Değerlendirme Raporu’nda da belirtildiği gibi, iklim krizinin en büyük sebebini insandır. Eğer değişmezsek ya da sürdürülebilirliği benimsemezsek küresel sıcaklık önümüzdeki 20 yıl içerisinde kritik eşik olan 1.5oC’yi aşacak. Bu durum da sadece gelecek nesillerin yaşam standardının değil tüm insanlığın risk altında olduğu anlamına geliyor. Çalışmalara acil olarak başlamamız gerekiyor. Hem bireysel hem topluluk hem de kurumsal iş yerleri olarak. Kurumsal iş yerleri derken şirketleri düşünebiliriz. Onlar bunu hem evren için hem de kendileri için yapmalıdırlar. Bu durum her tarafa yarar sağlar.

Sürdürülebilirliğin şirketlere sağladığı faydalar nelerdir?

İlk olarak sürdürülebilirlik şirketin marka değerini, güven ve itibarını arttır. Bu üç kavram şirketin olmazsa olmazıdır ve kriz durumlarında şirketi koruyan kalkan konumundadır. Dolayısıyla sürdürülebilirliği uygulamayan şirketlerin sosyal ve çevresel zararları tespit edilirse toplum tarafından dışlanabilirler.

Başka faydası ise şirketin ömrünü uzatır. Sürdürülebilirliğin en büyük hedefi geleceğe yatırım yapmaktır. Geleceğe yatırım yapan şirket aynı zamanda geleceğini de korur, elindeki imkanların yaşam süresini arttırır.

Başka faydası ise nitelikli iş gücünün şirkete çekilmesi ve çalışanların motivasyonunun artmasıdır. Şirketlerin nitelikli iş gücünü kendilerine çekmek için rekabet ettikleri bu dönemde, sürdürülebilirlik uygulamalarını benimsemiş şirketler öne çıkar. Bu şirketlerin nitelikli çalışanlar gözündeki prestiji daha yüksektir. Günümüzde kalifiye çalışanlar kendi kişisel değerleri ile örtüşen şirketlerde çalışmayı tercih etmektedirler.

Bunun gibi bazı faydalar daha vardır. Örneğin orta ve uzun vadede azalan maliyetler, sermayeye daha kolay ulaşım, yeni iş fırsatları, yenilikçi ürün ve hizmet gelişimi…

Hem bireylerin hem de şirketlerin Borsa İstanbul tarafından hazırlanmış Şirketler için sürdürülebilirlik rehberini okumasını tavsiye ederiz

Bir önceki yazımız için: Stres Nedir? Stresle Baş Etme Yöntemleri Nelerdir?

 


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
1
omg
win win
0
win