Herkese merhaba bugün sizlerle Simülasyon teorisini inceleyeceğiz. Simülasyon teorisi nedir, destekleyen varsayımlar nelerdir, gerçek olabilir mi gibi soruların cevabı yazımızda. Eğer sizler de bu konuya ilgiliyseniz ve bu teorinin gerçekliğini tartışmak isterseniz yazımız size göre. Okurken eğlenmeniz ve bolca beyin fırtınası yapmanız dileği ile. İyi okumalar… 

simülasyon

 

Simülasyon Teorisi Kısaca Nedir?

 Simülasyon teorisini kısaca açıklayacak olursak gerçekliğin ya da evrenin bir simülasyon olduğunu yani her şeyin bilgisayarlar tarafından yönetildiğini savunan bir argümandır. Teoriye göre simülasyon içinde yaşayan insanlar simülasyon içinde yaşadığını farkında olmazlar. Elon Musk ‘ın da inandığı Simülasyon teorisi gerçekten her şeyin bilgisayar yönetiminde mi düşüncesinin kafalarda soru işareti bırakmasına sebep oluyor. 

 

 Simülasyon teorisine göre bizden üstün varlıklar bir simülasyon oluşturdu. Amaçları yarattıkları simülasyondaki varlıkların ne yaptıklarına bakmak ve incelemektir. Ancak sonradan simülasyondaki varlıklarda simülasyon oluşturmaya başladılar ve onlarda başka varlıkları incelemeye başladılar. Yani bizler şuan kaçıncı aşamasında olduğumuzu bile bilmiyoruz eğer bu durum gerçekse. Ve oluşturulan bu evrenler tamamıyla içindeki varlıkların haberi olmaması şeklinde tasarlanmıştır.  

 Teknolojide ne kadar geliştiğimizi, son yıllarda çok büyük şeylere imza attığımızı biliyoruz. Elon Musk bu konu hakkında ‘’ 40 yıl önce Pong’u yaptık. İki dikdörtgen ve bir nokta oyunu. Şimdi 40 yıl sonra milyonlarca kişinin eş zamanlı oynadığı, fotogerçekçi, 3 boyutlu simülasyonlara sahibiz ve her yıl daha da gelişiyor.’’ diyerek hem teknolojinin ne kadar geliştiğini hem de simülasyon teorisine atıfta bulunarak bu konu hakkındaki yorumlarını belirtmiştir.  

simülasyon

Elon Musk’ın konuşmasının tamamını buradan izleyebilirsiniz. 

Simülasyon Teorisini Destekleyen Varsayımlar 

Artık teorinin doğru sayılabilmesi için hemfikir olunması gereken 3 varsayımdan bahsedebiliriz.

Her şey Simüle Edilebilir Olmalıdır 

Teorinin ilk varsayımı evrenin ve evrendeki tüm varlıkların simüle edilebilir olması gerektiğidir. Eğer bu durum mümkün değilse Simülasyon teorisi yanlış kabul edilir. Ancak evrende gözlemlenen  bir düzenin var olduğu ve bu düzenin sebep-sonuç ilişkisi içinde işlediğini ve sebep-sonuç ilişkisi çözümlendiğinde sonuçların da bilineceğini bildiğimizden evrenin bu ve olasılıklı taraflarını biçimlemek mümkündür. Yani ilk varsayım testten geçti. 

simülasyon

İnsanın Evrendeki Yeri Özel Olmamalıdır 

İnsanın özel yeri olmamalıdır derken insan bilinci doğal evrimsel süreçler ile ortaya çıkabilmelidir. Eğer insan bilincinin doğal yollarla oluşması imkansız ise simülasyon teorisinin 2. varsayımı testten kalır. Bunun sebebi ilk simülasyonu yapan kişinin evrimsel bir süreç geçiremediğini gösterir. Ancak baktığımızda bu varsayım da doğru gibidir çünkü ‘’Evrimsel Biyoloji’’ sayesinde bilincin doğal basamaklarını büyük oranda çözebildik. 

simülasyon

Teknoloji Yapıcı Olmalıdır 

Teknoloji her zaman insanlık yararına olumlu ve yapıcı olmalıdır. Eğer oluşturulan simülasyon yok etmeye yani yıkıcı olmaya başlarsa bu durum simülasyon teorisine ters kaçar. Evrimleşen beyinler, teknolojiyi iyi yönetebiliyorsa yani işin sonunda atom bombası ya da yapay zeka gibi buluşların kendilerini yok etmesine izin vermeyecek kadar zeki davranırsa teori gerçek diyebiliriz. Bu varsayım şüpheye düşüren bir varsayımdır. 

Eğer varsayım imkansız dersek simülasyon teorisi diye bir şey yoktur ama eğer doğru ise işler değişir. O zaman bizler bir simülasyon parçasıyız demektir. Hatta belki de evrimsel geleceğimizin süper zeki varlıklarının, eski versiyonuyuzdur. Ve eğer bu doğru ise bu yazıyı okuyan sizler, insanlar, tüm varlıklar bir bilgisayar kodu demektir. 

simülasyon

Simülasyon Teorisi Kime Ait?

Simülasyon teorisini ilk ortaya süren kişi Nick Bostrom’dur. Bu konu ile ilgili makalesini ilk 2003 yılında yayınladı. Makalesine buradan ulaşabilirsiniz. Bostrom makalesinde 3 ihtimal öne sürdü ve bu ihtimallerden birinin doğru olduğunu iddia etti.

İhtimallerden 1.’si insanlığın insan ötesi olaylara erişebilme olasılığının düşük olmasıdır. Ancak bu ihtimal yanlış gibi duruyor çünkü geçtiğimiz son 10-15 yıla baktığımızda bile simülasyon evrenlerini kullanarak ne kadar çok şeyi başardığımızı görebiliriz. Örneğin evrende ulaşamadığımız tarafların simülasyonlar sayesinde birçok yönünü çözmeye başladık bile.

2. ihtimal ise insan ötesi evreye erişebilen uygarlıklar kendi evrimsel geçmişlerinin simülasyonunu yaratmak ile ilgilenmezler. Ancak bu da yanlış gibi duruyor çünkü geçmişte yaşayan insanlardan bugüne kadar herhangi bir evrimleşme söz konusu var ise mutlaka kendi evrimsel tarihinin simülasyonlarını doğru olsa da olmasa da yaratmaya ilgi duyacaktır. Ve eğer başarılı oldular ise bizler şuan 3. ihtimal olan simülasyon vardır gerçeğinin içindeyiz anlamına gelir. Belki de bizlerin anlamasının çok zor olduğu mükemmel dizayn edilmiş simülasyonlar içindeyiz.

Ancak Bostrom yine de makalesinde direkt olarak simülasyonda yaşıyoruz dememektedir. Ancak 3. ihtimal yanlış ise ilk iki ihtimalden biri doğru demektir. O zaman hangisi doğru?

Simülasyon Teorisi Çürütüldü mü?

Teori yukarıda da bahsettiğimiz gibi birçok ihtimale ve argümana dayanır. Bu teoriyi sağlam bir şekilde destekleyen argümanlarda var çürüten ihtimallerde. Henüz günümüzde kesin bir açıklığa kavuşmasa da cevabın bulunması hızla gelişen bu teknoloji sayesinde çok zaman almayacaktır.

Simülasyon teorisi denince akla gelen popüler filmlerden biri olan ‘‘The Matrix’’ izlemenizi önerdiğimiz filmlerdendir. 


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win