Markalar, ürünlerinin ya da hizmetlerinin insanlar tarafından daha çok tercih edilmesini sağlamak amacıyla çeşitli satış ve pazarlama tekniklerine başvururlar. Bugünkü yazımızda birçok markanın vazgeçilmezi olmuş bu teknikleri ele alacağız. Değişen dünya ve artan tüketim çılgınlığının getirdiği rekabette öne çıkmak isteyen firmaların tercih ettiği yani kurbanı olduğumuz en başarılı 6 pazarlama hilesini inceleyeceğiz.

1- Hızlı Müzikler ve Daima Açık Kapılar

Birçoğumuzun çok iyi bildiği bu yöntem özellikle giyim mağazaları tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Mağazalarda canlı ve hareketli müzikler çalınarak müşterilerde beğen, al, çık mantığı kuruluyor. Satış ve pazarlama tekniklerinin en başında gelen bu yöntem insanları hızlı karar vermeye ve düşünmeden gereğinden fazla alışveriş yapmaya teşvik eden başarılı bir hile.

Bu yönteme ek olarak mağaza kapılarının daima açık tutulması da üzerimizde kurulan bir başka manipülasyon. Açık kapılar beynimizde biz farkında olmadan “kapıların her kesimden insana açık olduğu demek ki içeride uygun fiyatlı ürünler olabileceği” izlenimi yaratır. Bu durum da içeriye girip göz atmamıza belki de hiç ihtiyacımız olmayan bir ürünü satın almamıza yol açabiliyor.

2- Hileli Fiyatlar

Bu yöntemde satıcılar herhangi bir ürünü çeşitli boylarda ve farklı fiyatlarda karşımıza çıkartıyor. Örneğin küçük boy kahve 5 TL büyük boy 11 TL iken alıcıların çoğunun küçük boy kahveyi tercih ettikleri gözlemleniyor. Fakat araya 10 TL’lik orta boy kahve eklendiğinde, insanların orta ve büyük boy arasında kıyas yapıp 1 TL’lik ufak farkı umursamadan büyük boyu almayı tercih etikleri fark ediliyor. Yani bir bakıma bu fiyatlandırma sistemiyle büyük boyu almanın daha avantajlı olduğuna inandırılıyoruz demek yanlış olmaz.

3- Tükeniyor Psikolojisi Yaratma

Bir diğer popüler satış ve pazarlama tekniklerinden biri olan bu yöntemde firmalar “sınırlı sayıda,  bu fiyatta son ürün, tükenmek üzere” gibi söylemler ile tüketicileri heyecana sürükleyerek acele karar vermelerini hedefler.  Müşteriler üzerinde o anda o ürünü almayarak iyi bir fırsatı kaçırmış oldukları düşüncesini yaratarak hiç de acil olmayan ürünleri almaları sağlanır. Eminim ki bu hile “sözde indirim” zamanlarında sizin de başınıza bela olmuştur.

4- Gruen Yönlendirme Tekniği

İsmini alışveriş merkezi mimarı Victor Gruen’den alan bu yöntem ile özel dizayn edilmiş mağazalar sadece bakmak için gelen ziyaretçileri bile bir şekilde alışveriş yapmaya yönlendiriyor. İçeri girdiğimizde kafamızın karışmasına neden olan iç mekân tasarımı farkında olmadan almayı amaçladığımız şeyden çok daha fazlasını görmemize ve ihtiyacımız olmayan ürünleri de satın almamıza neden oluyor. Her seferinde IKEA’nın içinde kaybolup okları takip ederken tüm mağazayı dolananlar ve farkında olmadan kendini askılık mum gibi şeyler satın almış bulanlar neden bahsettiğimizi çok daha iyi anlayacaklardır.

5- Hediye Kartları

Hediye kartları vermek de markaların şıkça kullandığı satış ve pazarlama tekniklerinden bir diğeridir. Başta bize sunulan bir ayrıcalık, bir ödül gibi gelse de bu yöntem fazla para harcamamızı sağlayan sinsi bir taktiktir. Hediye kartını alabilmek için belli bir alt limitin üstüne çıkılmasının gerekmesi müşterileri fazladan alışverişe yönlendirir ve bu sayede kazanç arttırılır.

Bunun yanında belirli tutarda alışverişler sonrasında indirime giren kasa arkası ürünleri de üzerimizde benzer etkiyi yaratır. Üstelik bu yöntemde hem limite ulaşmak için hem de indirime giren ürünü satın almak için fazladan para harcayacağımızdan kazanç daha yüksektir.

6- Bir Alana Bir Bedava

Bedava yazısını gördüğümüzde kandırılmamak elde değildir. Özellikle de marketlerin sıkça başvurduğu bu taktik bizleri ihtiyaç fazlası alışverişe sevk eder. Biranda “bir alana bir bedava” söyleminin masumluğuna kapılır ve kendimizi bedava ürün kazanmanın getirdiği zaferle hiç ihtiyacınız olmayan bir ürün için harcama yapmış buluruz.

3 al 2 öde gibi kampanyalar da bu satış ve pazarlama tekniğinin bir diğer hilesidir. Böyle bir kampanyaya denk geldiğimizde sadece 1 tane almakla yetinmeye gönlümüz el vermez değil mi?

Belki de her gün karşılaştığımız bu basit satış ve pazarlama teknikleri ile markalar hedeflerine ulaşıp kazançlarını hatırı sayılır bir şekilde arttırmayı başarırlar. Biz ise kurbanı olduğumuz bu taktiklerden habersiz satın almaya ve tüketmeye devam ederek kazançlı olanın biz olduğumuzu düşünürüz.