Daha önce yazdığımız “Verimli Olmanın Sırrı; Pareto Prensibi” yazımızda zamanınızı nasıl daha verimli kullanabileceğinizden bahsetmiştik. Bugünkü yazımızda ise adete Pareto Prensibi’nin bir tamamlayıcısı olan Parkinson Yasası hakkında bilgi vereceğiz.

Parkinson Yasası bir çoğumuzun hayatının merkezinde var olan ve farkında olmadan gerçekleştirdiğimiz bir alışkanlığa vurgu yapar. Örneğin teslim tarihi 2 hafta sonrası olan ve yaklaşık 40 saatlik çalışmayla hazırlanabilecek bir ödeviniz olduğunu düşünün. Bu durumda çoğumuz performansını optimize ederek ödevi yarı zamanda hazır hale getirmek yerine 2 haftalık süreyi sonuna kadar kullanacaktır. Sonuç olarak 40 saatte yapılabilecek bir iş için yaklaşık 2 katı süre harcanır. İşte Cyril Northcote Parkinson bu konuyu şöyle özetler:

“Bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar.”

Parkinson Yasası Nedir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Parkinson Prensibi, 1955’te The Economist’te yayınlanan Cyril Northcote Parkinson’a ait makale ile ortaya çıkmıştır. Parkinson, makalesinde İngiliz bir devlet memuru iken edindiği tecrübeler sonucundaki çıkarımlarını aktarır. Daha sonra yazıları Parkinson’s Law: The Pursuit of Progress (Parkinson’un Yasası: Gelişme Arayışı) isimli kitapta derlenmiştir.

Verimliliği artırmayı hedefleyen Parkinson Yasası’nın temelinde 3 prensip yer alır:

  • Bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar.
  • Giderler, tüm gelirleri karşılayana kadar artar.
  • Gündemdeki konulara ayrılan zaman, önemi ile ters orantılıdır.
parkinson yasası
Cyril Northcote Parkinson

Günlük Hayatımızda Parkinson Yasası

Parkinson Yasası’nın ne olduğuna ve ortaya çıkış sürecine değindiğimize göre şimdi asıl konumuz olan günlük hayatımızdaki etkilerine değinmeye başlayabiliriz. Çok önemli bir iş için gereğinden fazla zamanınızın olması verimliliğinizi düşüren bir faktör olabilir mi? Gelin bu konu üzerine biraz düşünelim.

Patronunuzun sizden çok önemli bir sunum hazırlamanızı istediğini ve bunun için 1 hafta süre verdiğini düşünün. Muhtemelen, bu görev karşısında çoğu işinizi erteleyerek tamamıyla sunumunuza odaklanıp birkaç gün içerisinde sunumunuzu hazırlarsınız. Daha sonra kalan sürenizde defalarca gözden geçirir ve değişiklikler yaparsınız. Size verilen süreyi son damlasına kadar kullanıp 1 haftanın sonunda sunumunuzun son halini oluşturursunuz.

Şimdi de temsil tarihine 1 gün kala patronunuzdan sürenizin 1 aya uzatıldığı mailini aldığınızı düşünün. Sizin sunumunuz zaten hazırdı ve bu maili almasanız ertesi gün gidip sunuyor olacaktınız. Ancak bu haber karısında ben görevimi tamamladım diyerek geri kalan 3 haftayı diğer işlerinizle ilgilenerek geçirebilir misiniz? Çoğu kişi mükemmeliyetçilik iç güdüsü ile 1 ay boyunca tekrar tekrar sunumu gözden geçirip tekrar tekrar değişiklikler yapacaktır.

parkinson yasası

Örnekte de görüldüğü üzere bir iş üzerine harcanan efor teslim süresi uzadıkça artacaktır. Ancak bu artış işin daha özenle daha iyi yapıldığı anlamına gelmez. Aksine, 1 haftalık bir sunuma 4 hafta harcamak yapılması gereken diğer görevlerin vaktinden çalacaktır. Parkinson bu durumdaki verimsizliği önlemek için, kişilere görev süreleri tanımlanırken görevin tahmini gerçekleştirme süresinin yaklaşık yarısının verilmesini önerir.

Bazılarımız kısıtlı sürede işlerin yetişmeyeceği veya özenli yapılamayacağı yanılgısına kapılmış olabilir. Ancak bu doğru değildir. Verilen sürenin uzaması kişiyi rahatlığa ve görevi sürekli ertelemeye ya da tam odaklanmadan çalışarak verimsiz uzun süreler harcamasına neden olur. Bunun yerine kısa süre hedefleri koymak ancak süreyi olabildiğince verimli geçirmek daha etkili olacaktır.

 

parkinson yasası
Parkinson Yasası’nı Özetleyen Çaba-Zaman Grafiği

Parkinson Yasası ve Zaman Yönetimi

Parkinson Yasası, görevlerinizi normalde harcadığınızdan çok daha az çabayla ve yaklaşık yarı zamanda gerçekleştirebileceğinizi savunur. Peki yapılacakları yarı zamanda bitirmek nasıl mümkün olabilir?

Parkinson’a göre zaman yönetiminin parolası yapılacakları alt görevlere bölmek ve her biri için belli bir süre atamaktır. Ancak bu işin püf noktası, bahsettiğimiz gibi süre atama işleminde olabildiğince cimri olmaktan geçer. Bir zaman çizelgesi oluşturup yapmanız gereken her şeyi Parkinson Prensibini göz ardı etmeden belirlenen süreye uygun olarak yaptığınızda görevlerinizin aslında düşündüğünüzden çok daha az zaman aldığını gözlemleyeceksiniz.

parkinson yasası

Tam bu noktada hatırlatmak isteriz ki zaman yönetimi bütüncül bir olgudur. Parkinson Prensibini iyi kavradıktan sonra diğer zaman yönetimi yöntemleri ile bir arada destekleyerek kullanmak verimliliğinizi daha fazla arttıracaktır. Bu nedenle zaman yönetimi konusunda daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız “Zaman Yönetimi Nasıl Yapılır? 4 Etkili Zaman Yönetimi Tekniği Nedir” başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
2
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win