Nükleer Silah

Atom çekirdeğinin fisyon, füzyon ya da her ikisinin karışmasıyla oluşan bir kimyasal reaksiyon ile enerji açığa çıkması sonunda oluşan patlamayı yaratan her türlü silaha nükleer silah adı verilir. Nükleer silahlar genel patlayıcılardan farklı olarak çok daha fazla zarar vermek amaçlı kullanılır. Sadece kullanılan bir silah, tüm bir kenti ya da bir ülkeyi canlı, cansız ne varsa tamamen yok edecek güçtedir. İnsanlığın en büyük tehlikelerinden biri olan nükleer silahları gelin daha yakından inceleyelim!

Nükleer Silahların Tarihçesi

1934 – Enrico Fermi’nin Buluşu

İtalyan fizikçi Enrico Fermi, 1934 yılında uranyum atomlarını nötronlara ışınlayarak farkında olmadan yapay nükleer bölünme (fisyon) tepkimesini gerçekleştirdi. 1938 yılında Fermi, uranyum atomunun bölünmesi keşfiyle Nobel Ödülü’nün sahibi oldu ve İtalya’dan ayrılarak ABD’ye yerleşti.

1939 – Einstein’ın Mektubu

1939 yılında Alman fizikçi Albert Einstein, Alman fizikçilerin uranyum atomunu parçalamayı başardıkları bilgisini almasıyla birlikte Nazilerin atom bombası çalışmalarına başladığı yönünde dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Franklin D. Roosevelt’e mektup yazmaya karar verdi. 1939 Temmuz’unda kendisi gibi Nazilerden kaçan Alman fizikçiler Eugene Wigner ve Leo Szilard ile yazdıkları mektupta Einstein, Adolf Hitler’in atom bombası çalışmalarına karşı ABD’nin de nükleer silah konusunda çalışmalara başlamasını önerdi.

1942 – Manhattan Projesi

II. Dünya Savaşı sırasında ABD, Kanada ve İngiltere nükleer silah üretmek üzere başkanlığını “ilk nükleer bombanın babası” olarak adlandırılan fizikçi Robert Oppenheimer’in yaptığı Manhattan Projesi’ni başlattı.

1945 – İlk Nükleer Bomba Denemesi

16 Temmuz 1945’te ABD, New Mexico yakınlarındaki Alamogordo’da dünyanın ilk nükleer bombasını Trinity adlı projede patlattı. Denenen 15-20 kilotonluk nükleer silah, alan çevresindeki radyasyon seviyesini normalden 10 kat artırdı.

6 Ağustos 1945 – Hiroşima

II. Dünya Savaşı’nda 6 Ağustos 1945’te ABD, dünyada saldırı amaçlı kullanılan ilk nükleer bomba olan “Little Boy” adlı bombayı Japonya’nın Hiroşima kentine attı. Enola Gay adlı bombardıman uçağından atılan, 18 bin ton TNT patlayıcıya eşit olan bomba, yerden 550 metre yükseklikte patlatıldı. Hiroşima’ya atılan uranyum bombası, aylar içinde 140 binden fazla insanın ölümüne neden olurken, sonrasında da çok daha fazla kişi radyasyona bağlı hastalıklardan hayatını kaybetti.

9 Ağustos 1945 – Fat Man

ABD, Hiroşima’dan üç gün sonra 9 Ağustos 1945’te Japonya’nın Nagasaki şehrine ikinci nükleer bombayı attı. Fat Man (şişman adam) isimli plütonyum bombası, 1945 sonuna kadar yaklaşık 74 bin insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

1946 – Birleşmiş Milletler Çağrısı

1946 yılının ocak ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, nükleer silahlarla ilgili Birleşmiş Milletler Atom Enerjisi Komisyonu’nu kurarak, nükleer silahların ortadan kaldırılması çağrısında bulundu. Temmuz ayına gelindiğinde ise ABD, Pasifik kıyılarındaki Bikini Atölü’nde Crossroad Harekâtı adıyla atomik silah denemelerine devam etti.

1949 – SSCB’nin İlk Nükleer Bombası

29 Ağustos 1949’da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), Kazakistan’ın Semipalatinsk şehrinde “İlk Şimşek” adlı bir nükleer bomba denemesi yaptı. SSCB, nükleer silah geliştiren ve başarılı test sonucu alan ikinci ülke olarak tarihte yerini aldı.

1952 – İngiltere’nin Nükleer Denemesi

Birleşik Krallık, Batı Avustralya kıyılarındaki Montebello Adaları’nda ilk nükleer denemesini gerçekleştirdi. Ülke ardından Güney Avustralya’daki Maralinga ve Emu Fields’te de birden fazla test yaptı.

1952 – ABD’nin Hidrojen Bombası : Ivy Mike

1952 yılının kasım ayının ilk gününde ABD, Marshall Adaları’nda ilk hidrojen bombasını patlattı. Ivy Mike adı verilen bombanın, ABD’nin Nagasaki’ye attığı “Fat Man” adlı atom bombasından 500 kat daha güçlü olduğu tespit edildi.

1955 – Russel ve Einstein’ın Çağrısı

Britanyalı filozof Bertrand Russell ve Alman fizikçi Albert Einstein’ın başı çektiği bilim insanları, 9 Temmuz 1955 tarihinde nükleer savaşın tehlikeleri hakkında uyarıda bulunan ve hükümetleri barışçıl yollara davet eden bir manifesto yayımladılar.

1959 – Antarktika’da Testler Yasaklandı

1 Aralık 1959 tarihinde Antarktika Antlaşması imzaya açıldı. 1961’de yürürlüğe giren antlaşmaya göre Antarktika’da nükleer bomba denemeleri yasaklandı.

1960 – Fransa’nın İlk Nükleer Testi

1960 yılının 13 Şubat’ında Fransa, Sahra Çölü’nde ilk atom bombasını denemesini gerçekleştirdi. 60 ile 70 kiloton arası güce sahip olan nükleer bombadan sonra ülke, 1996’ya kadar sürecek nükleer silah testlerini Güney Pasifik’e taşıdı.

1961 – Sovyet Çar Bombası

30 Ekim 1961 tarihinde Sovyetler Birliği tarihin en büyük hidrojen bombasını 30 Ekim 1961 tarihinde patlattı. SSCB’nin Vanya/Ivan olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunda Çar Bombası olarak bilinen bomba, 50 milyon TNT’den fazla patlayıcıya sahipti. En başta 100 megaton olan bomba, bombayı bırakacak uçağın güvenli bir bölgeye uçabilmesi için 50 megatona düşürüldü. Sovyet yetkililer Barents Denizi’nde gerçekleşen patlamanın, Hiroşima’dakinden 3 bin 333 kat daha büyük olduğunu açıkladı. Yerden 5 kilometre yüksekte patlatılmasına rağmen, yer yüzünde büyük bir krater açılmasına neden olan patlamanın yoğunlaşma bulutu yerden 64 kilometre yükselmiştir. SSCB’nin bu bombası, nükleer silahlanmada bir dönüm noktası olmuş, önleyici antlaşmalar hızlanmıştır

Ekim 1961 – Küba Çıkarması Krizi

Sovyetler Birliği Küba’ya nükleer çıkartmalar yaptı. Çıkartmaların fark edilmesinden sonra ABD nükleer başlıkların çıkarılması beyanından bahsetti. İki hafta süresince Dünya nükleer savaşın eşiğine geldi. Daha sonra Moskova nükleer füzeleri çekme kararı aldı.

1968 – Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması

Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve ABD; 1 Temmuz 1968 tarihinde Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması imzaladı. Antlaşmaya göre nükleer silah sahibi devletler silahsızlanma konusunda yasal bir taahhütte bulunurken, nükleer silah sahibi olmayan devletler ise asla nükleer silah edinmemeyi kabul ediyorlardı. 1970 yılında yürürlüğe giren antlaşmanın altında 1986 yılına gelindiğinde 186 ülkeden fazla ülkenin imzası bulunuyordu.

Nisan 1986 – Çernobil Faciası

Sovyetler Birliği devletlerinden biri olan Ukrayna’da bulunan Çernobil nükleer reaktöründe yangın oluştu ve radyoaktif sızıntı meydana geldi. Bu olayda Avrupa’nın birçok bölgesi ciddi anlamda hasar gördü.

1986 – İsrail Dahil Oluyor

30 Eylül 1986’da Sunday Times, İsrailli bir nükleer teknisyen tarafından sağlanan bilgileri yayımlayarak, İsrail’in sayısı 200’e varan nükleer silaha sahip olabileceğini belirtti.

1993 – Kuzey Kore

12 Mart 1993 tarihinde Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan çekileceğini açıkladı. 11 Haziran’da ise antlaşmadan çekilmekten vazgeçildiğini duyurdu.

Nisan 2010

8 Nisan 2010’da Amerikan Başkanı Barack Obama ve Rusya Başkanı Dmitry Medvedev stratejik nükleer füzelerin ve yerleşik savaş başlıklarının sayısını %50 azaltan bir antlaşma imzaladı. ABD Senatosu, Aralık 2010’da anlaşmayı üç çeyrek çoğunluk ile onayladı.

Hangi Ülkede Ne Kadar Nükleer Silah Var?

Nükleer Silah
Nükleer Silah

Soğuk Savaş’tan bu yana nükleer silah cephaneliklerinin azaltılmasında kaydedilen ilerlemeye rağmen, dünya genelindeki nükleer savaş başlığı envanteri çok yüksek bir seviyede kalmaya devam etmektedir: 2022’nin başı itibariyle toplamda dokuz ülke, yaklaşık 12.700 adet savaş başlığına sahipti.

Tüm nükleer savaş başlıklarının yaklaşık %90’ı Rusya ve ABD’ye aittir. Bu ülkelerin her ikisinde de yaklaşık 4.000’er adet nükleer başlık bulunmaktadır. Bu iki ülke haricinde kalan ve nükleer silahları olan devletlerin hiçbiri, ulusal güvenliği sağlamak için birkaç yüzden fazla nükleer silaha ihtiyaç duymamaktadır.

Küresel ölçekte bakıldığında, nükleer silahlara yönelik genel envanter sayısı giderek azalmaktadır; ancak bu azalmanın hızı, son 30 yıla kıyasla git gide yavaşlamaktadır.

Üstelik bu görünürdeki nükleer silahsızlanmaya sebep olan şey, yeni atom bombası üretimini durdurmuş olmaktan ziyade, ABD ve Rusya’nın hâlen daha önceden emekliye ayırdıklarını savaş başlıklarını sökme sürecinde olmasındandır.

Tarihteki En Güçlü 5 Nükleer Silah

5. Castle Romeo (11 megaton)

Nükleer Silah - Castle Romeo
Nükleer Silah – Castle Romeo

1954’te Amerika Birleşik Devletleri, Kale Projesi kapsamında bir dizi nükleer denemeye başladı. O dönemde tarihin en güçlü Amerikan atom bombaları test edildi. Aynı yılın Mart ayında 11 megaton TNT analogu kapasiteli yeni bir Romeo bombası test edildi.

Bu yıkıcı mühimmat, açık okyanusta bir deniz mavnasında havaya uçuruldu. Öyle bir etki yarattı ki ada neredeyse tamamen yol oldu.

4. Ivy Mike (12 megaton)

Nükleer Silah - Ivy Mike
Nükleer Silah – Ivy Mike

Tarihin ilk gerçek çaplı termonükleer silah denemesi olan Ivy Mike, Amerika’nın gerçekleştirdiği bir testti ve 5.2 kilometre çapındaki alanı etkilemeyi başarmıştır. Patlamanın gücü tam 10.4 megatondu. Patlamanın etkisi tam 8000 kilometre ötede bulunan bir bölgeden hissedilebilmişti.

3. Castle Yankee (13,5 megaton)

Nükleer Silah - Castle Yankee
Nükleer Silah – Castle Yankee

Amerika Birleşik Devletleri bu bombayı elde etmek için çalışmalara başladığında küçük bir bomba yapmayı hayal etti ancak çok fazla büyük bir güce sahip oldu.

Çalışmalar sırasında castle test serisinin bir parçası olarak böyle bir cihazın prototipi oluşturuldu. Ve Kale Yankee olarak adlandırıldı. Testten sonra patlama gücünün 13 megatondan fazla olduğu ortaya çıktı. Bu, Castle Yankee’yi dünyanın en güçlü nükleer bombaları sıralamasında üçüncü sıraya yerleştirdi.

Yüksekliği 40 km’den ve patlama çapı 16 km’den fazla olan bir patlama mantarı, 4 gün içinde Meksika’nın başkentine kadar ulaşan bir radyasyon bulutu oluşturdu. Testin gerçekleştirilmesinin ardından Amerika’ya cevap vermek için Rusya kolları sıvadı.

2. Castle Bravo (15 megaton)

Nükleer Silah - Castle Bravo
Nükleer Silah – Castle Bravo

Yaklaşık 5 metre uzunluğa sahip 10 ton ağırlığındaki silindirik cihaz, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyor ve dünyadaki en güçlü ikinci nükleer silah. Bomba, uçakla taşınabilecek şekilde tasarlandı.

Castle projesindeki testler bu özel ürünle başladı. Mart 1954’te Bikini Atolü bölgesinde patlatıldı. Nükleer mantarın yüksekliği 40 km idi ve 100 km’lik bir patlama çapına ulaştı. Patlama sırasında cihazın enerji salınımı hesaplanan gücün iki katıydı.

Uzmanlar bunu 15 megaton olarak tahmin ediyor. Patlamanın sonuçları ve ardından gelen radyoaktif kirlenme korkunçtu. Deniz tabanında iki kilometrelik bir krater kaldı. Patlamayı 240 kilometre uzaklıktaki Rongerik Mercan Adası’nda izleyen bilim insanları acilen tahliye edilmek zorunda kaldı.

Birçok ülkenin gemileri, uluslararası toplumun olumsuz tepkisine neden olan radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Bu testten sonra, nükleer testler sırasında güvenliğin sağlanmasında uluslararası hukuk normları revize edildi.

1. Tsar (Çar) Bombası (58 megaton)

Nükleer Silah - Tsar Bomb
Nükleer Silah – Tsar Bomb

Çar Bomba (AN602) dünyanın en güçlü nükleer bombasıdır. Altmışlı yılların ortalarında Sovyet nükleer bilim adamları, bu termonükleer bombayı yarattılar. Sovyetler Birliği, nükleer silah alanında ABD ile olan açığını en kısa sürede kapatmayı başardı. Zamanla, SSCB bu şüpheli rekabette öne geçti.

“Çar Bombu” veya “Kuz’kina’nın Annesi” olarak adlandırıldı. 1961’de Novaya Zemlya adasında inşa edilen bir test sahasında test edildi. Bir Tu-95M uçağından 10 km yükseklikten atıldı. Ölçülen güç 58 megatonu aştı. Bir termonükleer bombanın gücünün sınırlandırılamayacağına dair bilimsel kanıtlar elde edildi.

Patlama mantar bulutu 67 km’ye ulaştı. Bir termonükleer bombanın çift başlıklı özelliğinin çapı 95 km idi. Nükleer patlamanın etkisi 1000 km uzaklıktaki insanlar tarafından hissedildi.

Testlerin ana sonucunun açıklanmasında sonra dünya çapında bir nükleer test yasağı için müzakereler başlatıldı ve 100’den fazla ülke bu anlaşmayı imzaladı.

 

Nükleer Silah Patlaması Sonucunda Neler Olur?

Nükleer Silah
Nükleer Silah

Bir nükleer silahın fiziksel etkileri, birden fazla parametreye göre değişir. Bu parametreler bombanın cinsi, gücü, patladığı yükseklik, hava koşulları ve hedefin cinsi olarak sıralanabilir.

Nükleer bir silahın etkileri sadece sadeleştirilmiş bir şekilde anlatılabilir. Nükleer silahın fiziksel etkileri, morötesi ışık patlaması, elektromanyetik atma, sıcaklık, basınç ve iyonlaştırıcı radyasyon olarak sıralanabilir. Bombanın atıldığı merkez noktasına yakın bir yerde dışarıda olan insanların ilk fark edecekleri etki bir ışık patlamasıdır. Yoğun morötesi radyasyondan oluşan bu ışık patlaması, patlamanın gücüne bağlı olmakla birlikte doğrudan bakan insanları geçici olarak kör edebilir.

Bombanın elektromanyetik atma etkisi, radyo ve televizyon sinyallerine benzer ancak gücü çok çok fazladır. Atmanın gücü, şebeke hatları, antenler, uzun kablolar ve diğer kollektörler tarafından sönümlenir. Bu sebeple elektromanyetik atma güç ve iletişim sistemlerine büyük zarar verir.

Nükleer Silah
Nükleer Silah

Nükleer silahın enerjisinin 5’i ısı olarak yayımlanır. Oluşan ateş topunun etkileri, bombanın gücüne ve hava koşullarına bağlıdır. Ateş topunun içindeki ve yakınındaki her şey buharlaşır ya da erir. Ateş topunun yakınında bulunan insanlarda ciddi yanıklar oluşur. Patlama ile oluşan ısı dalgası, geniş bir alanda yangınların oluşmasına sebep olur.

Nükleer patlamanın enerjisinin P’si bir basınç dalgası olarak yayılır. Basınç dalgası termal ve iyonlaştırıcı radyasyondan daha yavaş yayılır bu sebeple bombanın çevresindeki insanların hissedecekleri son etki basınç dalgasıdır. Basınç dalgası, bombanın şiddetine bağlı olarak patlamanın merkez üssüne yakın çevredeki her şeyi yok eder. Oluşan basınç sebebiyle insanların kulakları, akciğerleri zarar görür. Basınç dalgası sebebiyle savrulan insanlar, katı cisimlere çarparak zarar görür. Yıkılan binaların ve diğer cisimlerin uçuşması ile şarapnel etkisi göstererek bombanın merkez üssüne uzaktaki insanların da zarar görmesine sebep olur.

Nükleer patlamanın enerjisinin, iyonlaştırıcı radyasyon olarak çevreye yayılır. Patlamadan çevreye yayımlanan radyasyon ikiye ayrılır. İlk grup, nükleer silahın patlaması ile anında çevreye yayımlanan radyasyondur. Bu radyasyon grubu bombanın merkez üssüne yakın insanların yüksek radyasyon dozu almalarına sebep olur. İkinci grup, nükleer patlama sonucu oluşan radyoaktif çekirdeklerin bozunması sonucu oluşan radyasyondur. Bu radyasyon grubu hava koşullarına bağlı olarak çevreye yayılır ve radyoaktif kirlenmeye sebep olur. Radyonüklidlerin değişik yarı ömürlere sahip olması sebebiyle radyoaktif kirlenme uzun yıllar devam edebilir.

 

♦ Bu video ilginizi çekebilir!

https://youtu.be/5iPH-br_eJQ

Doğru Karar Nasıl Verilir? Doğru Karar Verme İçin 3 Temel Yöntem yazımız ilginizi çekebilir!

 


Ceren AKTAŞ

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
1
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
6
love
lol lol
0
lol
omg omg
2
omg
win win
2
win