Merhabalar hepinize, dünyanın en büyük tütün şirketi olan Philip Morris’in çıkış hikayesini biliyor musunuz? Ege’nin tütünlerini tüm dünyaya duyuran Şinasi Morris ‘in ilham dolu hikayesiyle karşınızdayım.

Yıl 1855, Manisa’da Safarat Yahudilerinden fakir bir ailenin bir erkek çocuğu olur. İsmini Morris koyarlar, doğum adıyla Musa Eskenazi (1855- 10 Eylül 1928). Morris dokuz yaşında kuşpalazı hastalığına yakalanınca ölümle burun buruna gelir. Şinasi isimli bir Müslüman doktorun tedavisi neticesinde iyileşince, ailesi ona Şinasi ismini de verirler. Şinasi Morris on beş yaşına geldiğinde Yahudi mezarlığında bekçi olarak işe girer. Okuma yazması olmadığından işten atılır. Sebebi ise, dışarıdan bir Yahudi ailesi gelir ve mezarlıktaki yakınlarının mezarını görmek ister. Fakat mezarın yerini bilmiyorlar. Morris ise okuma bilmediğinden mezarın yerini gösteremez. Bu aile durumu bölgenin Yahudilerine bildirerek Morris’i işten attırırlar. İş arayan Şinasi çok zaman geçmeden yine bir Yahudi olan Garofolo isimli bir tütün tüccarının yanında işe girer ve aslı hikâye buradan sonra başlar.

Manisa’dan Dünyaya

Morris kısa sürede kendini kanıtlar ve gösterdiği başarıdan dolayı patronu onu Mısır’a götürür. Mısırda edindiği tecrübelerin ardından Amerika’ya gitmeye karar verir. Chicago’da uluslararası bir fuarda sergilediği sigara yapıştırma makinesiyle ilgileri çeker ve iş kuracak parayı toplar.

Yıl 1903’e geldiğinde ABD devleti Akdeniz’de ticaret yapabilmek ve gemilerini geçirebilmek için dönemin Osmanlı Sultan’ı Abdülhamit’e başvurur. Sultan bu teklifi kabul eder ancak bir şart vardır. Ege’de kaliteli tütün üreten Osmanlı’nın Sultanı Amerika’nın tütün ithalatını bizden yapmasını ister. Amerika bunu da kabul eder. Bu sayede yaklaşık 20 yıllık süreçte Türk tütünü ABD’yi kasıp kavurdu.

İşte bu tütün anlaşması en çok da Morris’in yolunu açar. Ege tütününü iyi tanır ve bağlantıları da vardır. Bu bağlantı avantajını iyi kullanan Şinasi Morris erkek kardeşi Solomon’u da Manisa’dan getirterek iş alanını iyice geliştirir. New York’ta Brodway 120, Sokakta “SCHİNASİ BROTHERS COMPANY” isimli bir sigara fabrikası kurar. Hala ayakta kalmayı başarmış bu fabrikada Türkiye’den götürdüğü tütünleri kullanan Morris, kısa zamanda Türk tipi sigaralarla üne kavuşur. Türkiye’den özellikle Manisa ve Akhisar civarından aldığı tütünleri yine bu bölgeden götürdüğü usta ve kalifiye işçilerle yüksek kalite mamuller elde etmeyi başarır. 

Mezar bekçisi olurdum!

Geçen başarılarla dolu yılların ardından 1916 yılında Şinasi Morris şirketini satar ve iş hayatından çekilir, eşi ve 3 çocuğu ile birlikte Yunanistan’da yaşamına devam eder. Aslında Şinasi Morris’in hikayesindeki ilham verici noktayı Yunanistan’a taşınma öncesi 52 odalı malikanesi için yaptığı basın toplantısında bulabiliriz. Morris Yunanistan’da bir basın toplantısı yapar. Bir gazeteci bir kâğıda bir soru yazar ve Morris’e verir. Morris kâğıdı yanındakine verir ve “Ben okuma bilmem sen oku.” der. Ardından başka bir gazeteci, “Okuma yazma bilmeden bu kadar zengin oldunuz, bir de tahsilli olsanız kim bilir ne olurdunuz? “ der. Morris şu cevabı verir, “İyi bir mezar bekçisi olurdum!”.

Dinlediğimde etkilendim ve aynı zamanda üstünde düşünmeden duramadım bu hikayede. Hayatın karşımıza çıkardığı zorluklar hep zarar verir mi?. Kendimiz için en doğrusu bu dediğimiz yollar bazen yapabileceklerimizin altında mı bırakır bizi?. Vazgeçmemek, daima çabalamak başarının merkezinde midir? Ben cevaplarımı bulmaya başladım umarım sizler de sorularınızın cevaplarına en kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Tags: Philip Morris, Şinasi Morris Hastanesi


Serhan ARSLAN

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win