Lateral düşünme, düşünme tekniklerinden -ya da becerilerinden- birisidir ancak standart kalıpların dışına çıkmayı amaçlar. Mantıksal düşünme kalıplarından uzakta, hayal gücü ve nedensellik ilkesine dayanır. Çözüm üretme esaslı bu düşünme tekniği ni, bu yazıda birlikte inceleyeceğiz.

Düşünme Teknikleri Nelerdir?

Bu, doğru öğrenme ve çalışmayı bulabilmek için uzun zamandır üzerinde *düşündüğüm :)* bir konu. Biliyoruz ki her insan, farklı şekilde bir bilgiyi beyninde daha verimli halde işliyor. Genellikle öğrenme yöntemleri dendiğinde aklımıza görsellik, bedensellik ya da işitme gelse de, öğrenilen bilginin merkezde işlenmesi esas alındığında aslında her şeyden önce öğrenme yöntemi doğru düşünme tekniği ni bulmaktan geçiyor. Lateral düşünme de bu düşünme tekniklerinden biri.

Düşünme becerileri olarak konuyu ele aldığımızda aslında çok fazla beceri var. Bunlar; yaratıcı, eleştirel, analitik, yanal gibi birçok alt başlıkla sınıflandırılabilir ancak ben daha farklı bir türde, daha çok “teknik” olarak sınıflandırmak istiyorum.

Beyin Fırtınası

Alex Osborn’ün 1953 yılında yayımladığı Yaratıcı Hayal Gücü kitabıyla; eleştiri ve yargılama yapılmaksızın fikir özgürlüğü esas alınarak farklı fikirlerin öğrenmeye katkısını anlatan düşünme tekniğidir.

Alex Osborn’ün Beyin Fırtınası tekniği, 1971 yılında Bob Eberle tarafından geliştirilerek yeni bir teknik haline gelmiştir. Bu yöntemle yine bir grup; bir nesne seçerek onu fikir özgürlüğüyle geliştirmeyi amaçlar. Burada amaç ürün tasarlayarak yaratıcılığa bağlı düşünceyi geliştirmektir.

Rolf Fasteun 1980 yılında yayımladığı, “Yaratıcı Bir Eylem Yöntemi Olarak Tasarım Odaklı Düşünme” çalışmasıyla düşünce teknikleri arasındaki yerini almıştır. Amaç, var olan problemi farklı bakış açılarına sahip insanlar tarafından değerlendirerek yaratıcılığı zenginleştirmek, kolay ve kesin çözüme ulaşmayı sağlamaktır.

Bizim Lateral düşünme tekniğimiz de buradan geliyor:) 1985 yılında Edward De Bono bulmuş bunu. Amaç, birkaç düşünme tekniğini ayrı ayrı uygulamaktansa bunları birleştirip sistematik bir hale getirmek ve bunu alışkanlığa dönüştürmek. Bu sebeple altı farklı şapkamız ve hepsinin farklı bir görevi var. Gelin bunu daha detaylı konuşalım…

lateral düşünme

Lateral Düşünme 

Tek yönlü (yakınsak) düşünmekten uzaklaşmayı ve var olan durumu objektif, olumlu, olumsuz, duygusal, yaratıcı, değerlendirici açılardan düşünmeyi amaçlayan Lateral düşünme tekniğimizde altı adet şapkamız var. Her biri farklı renkte ve her biri farklı bir durumu temsil etmekte. Günlük hayatımızda belki de söylemek isteyip söyleyemediğimiz, ya da yapmak isteyip yapamadığımız bazı şeylerin arkasında duygusal, mantıksal ya da hormonal tutumların aynı anda var olduğunu söyleyen Edward De Bono, altı şapka tekniği ile var olan durumu tek bir sistema haline getirip doğru kararı vermemizi sağlar. Bu sebeple her şapka hem duygulardan hem de mantıktan uzakta, kesin ve net komutlardan oluşmaktadır.

Beyaz Şapka

Objektifliği savunur. Var olan konu hakkında net bilgiler, varsa sayısal veriler sunar. Kişisel yorumlar, duygular, kalıplaşmış mantık ilkeleri ya da tecrübeye dayalı fikirler yoktur. Var olan bir soruna karşı bu şapkayı takmak istersek şu soruları sormamız gerekir: Hangi bilgilere sahibim/iz? Hangi bilgiler(im) eksik? Başka hangi bilgiler gerekiyor? Kendime/karşımdakine ne tür sorular sormalıyım?

Özellikle ders çalışırken bu öğrenme tekniği çok fazla tercih edilmektedir. Bir terapistle yaptığım sohbette, kendisinin ders çalışma teknikleri üzerinde çalıştığını ve özellikle test çözerken ya da var olan ucu açık bir sorunun yanıtını zihinde ararken kesinlikle duygulara (yapamayacağımı hissediyorum, demek gibi.) ve hatta mantığa (burada kesinlikle düşünmeyin, demiyorum. Mantık boyutu çok farklıdır, elbette mantıklı düşünmek gerekir, sadece bu soru kolay/zor gibi keskin yargılar koymamaktan bahsediyorum.) yer vermeden, daha önce öğrenilen bilgilerin cevabının sadece beyinde olup olmadığını sorgulamak gerektiğini söylemişti.

Aynı yöntem özellikle grup halinde çalışılan iş yerlerinde de çözüm üretimi için kullanılıyor.

Kırmızı Şapka

Özellikle insan ilişkilerindeki sorunlarda kullanılması tavsiye edilen bu şapkayı giydiğimizde, içimizdeki gizli kutularda sakladığımız gizli duygularımızı gün yüzüne çıkartıyoruz. Bu şapka giyildiğinde mantığa yer verilmez, iletişim hislerle sağlanır. Bu şapkanın sorusu şudur: Ne hissediyorum/sun?

Sarı Şapka

Olumlu şapkadır, bir başka değişle “olumlama” şapkasıdır. Olayın arkasındaki olumlu yönleri görmeyi amaçlar. Ortaya atılan fikir ya da profe beğenilmese ve hatta eleştirilse bile sarı şapkayı takan insan gülümser. Her şeyin, onu avantajı ve iyiliği için olduğunu bilir ve buna bağlı düşünür. Sarı şapkalı insanlar şu sorularla zihinlerini geliştirirler: Bunun bana/sana ne gibi yararları var? Bundan kim yararlanacak? Nasıl yararlanacak? Bunun bana/sana avantajları neler?

Siyah Şapka

Olumsuz şapkadır ancak bu kötü enerjinin hakim olduğunu göstermez. Eleştirel bakış açısıyla yaklaşır, sorgulayıcıdır. Mantıklı olumsuzluğu üstün tutar. Neden olmayacağını ya da olmaması gerektiğini savunur, sarı şapkanın zıttı soruları yöneltir.

Yeşil Şapka

Yenilikçi, üretken ve gelişim öncelikli şapkadır. Yaratıcı çözümler geliştirmeyi amaçlar. Bardağın boş tarafına da, dolu tarafına da bakar. Tüm pencereleri tek tek açar. Herkesin düşünceleri, çok önemlidir. Atölyeler, münazaralar, sempozyumlar yeşil şapka takan insanlar için çok idealdir.

Mavi Şapka

Düşünme sürecini düşünür. Gökyüzünü temsil eder, bu sebeple tarafsızlığı, hakimiyeti ve sakinliği yansıtır. Karar verme sürecinde baskın duygu sakinlik ve dinginliktir. Çoğu zaman son aşamadır, şu soruları sorar: Başlangıçta neydik? Şimdi neyiz? Bundan sonra ne olacağız?

Lateral Düşünme Egzersizleri

Son olarak, tüm bu düşünce sistemlerini keyifli hale dönüştürüp günlük hayatta kullanarak zihninizi geliştirebileceğiniz bir egzersiz var. Lateral düşünme oyunu, lateral düşünme hikayeleri ya da lateral düşünme soruları şeklinde duymuş olabileceğiniz bu oyun, şu şekilde oynanıyor:

Belirli bir hikaye var. Bir örneği ben vereyim: Bir adam, daha önce hiç gitmediği bir bara gider ve bir bardak su ister. Barmen, cebinden silah çıkartıp adama doğrultur. Adam teşekkür eder ve gülümseyerek bardan çıkar. Barmen ve adam, birbirlerini tanımamaktadır ve hiçbir bağlantıları da yoktur.

Bir anlatıcı, bu hikayeyi anlatır ve hikayedeki bu ilişkinin çözülmesini ister. Anlatıcıya birtakım sorular sorar ancak oyunun kuralı vardır. Oyuncular sadece, cevabı evet, hayır ya da ilgisi yok olan soruları sorabilmektedir. Örnek olarak: Adam susamış mıydı? Cevap, hayır. Barmen, adama yardım mı etmek istedi? Cevap, evet. Adam evli mi? Cevap, ilgisi yok.

Bulmacanın parçalarını birleştirip, hikayedeki sırrı çözebilen kişi de oyunu kazanır:)

Hikayenin cevabı için: Adamı hıçkırık tutmuştur ve bir bara gidip bir bardak su ister. Bunu gören barmen, adamı oyuncak bir silahla korkutur. Adamın hıçkırığı geçer, teşekkür eder ve bardan çıkar.

Buna benzer hikayeler için lateral düşünme hikayeleri aratması yapabilirsiniz. Ayrıca, konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Edward De Bono’nun Altı Şapkalı Düşünme Tekniği kitabını öneririm. Şimdiden keyifli oyunlar ve keyifli okumalar!