Bugün konumuz başarılarıyla dünyayı değiştiren kadın bilim insanları. Çalışmalarıyla insanlığa büyük katkı sağlamış fakat ne yazık ki ataerkil ön yargılar ile erkek meslektaşlarının gölgesinde bırakılmış, sayısız kadın bilim insanından sadece 6 tanesi…

Rosalind Franklin

Rosalind Franklin, 1920-1958 yılları arasında yaşamış biyofizik alanında çalışmalar yapan bilim insanıdır. Özellikle DNA ve RNA hakkındaki çalışmaları ile günümüzü aydınlatmış ve bilime büyük katkılarda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki Rosalind Franklin de diğer kadın bilim insanları gibi erkek meslektaşlarının gerisinde bırakılmaya zorlanmış ve haksızlığa uğratılmıştır.

kadın bilim insanlarıKendi laboratuvarında DNA’nın yapısı üzerine çalışmalar yapan Franklin büyük uğraşlar sonucunda DNA’nın net bir fotoğrafını çekmeyi başarır. İddialara göre bu fotoğraf ve Franklin’in raporları o zamanlar aynı konu üzerine çalışma yapmakta olan James Watson ve Francis Crick’e sızdırılır.

Watson ve Crick sızdırılan bu fotoğraftan yararlanarak hipotezlerindeki eksikleri tamamlar ve Rosalind Franklin’in buluşunu hiçe sayarak kaynak belirtmeksizin çalışmalarını literatüre sunarlar. 1962 yılında ise Franklin’in DNA fotoğrafı sayesinde Nobel Ödülü alırlar. Bilim dünyasında hala ikilinin sızdırılan fotoğraf olmasaydı DNA’nın yapısını Rosalind Franklin’den önce çözemeyecekleri konuşulmaktadır.

Rosalind Franklin’in Çektiği DNA Fotoğrafı

Jean Purdy

Jean Purdy, hemşire ve embriyolog olarak doğurganlık üzerine çalışmalar yapan bilim insanıdır. 1978 yılında biyolog Robert Edwards ve kadın doğum uzmanı Patrick Steptoe ile birlikte yaptığı çalışmalarla ilk tüp bebek doğumunu gerçekleştirmeyi başarmıştır. Fakat ne yazık ki bu tarihi olayda başarılı kadın bilim insanı Purdy’nin katkıları yok sayılmıştır.

Kershaw’s Cottage hastanesinin hazırladığı tüp bebek teknolojisinin kurucularını onurlandırma plaketinde diğer iki erkek bilim insanının aksine Jean Purdy’nin ismine yer verilmemiştir. Robert Edwards bu konuyla ilgili Purdy’nin ismini dahil etme çalışmalarının yerel sağlık otoriteleri tarafından reddedildiğini söylemiştir.

kadın bilim insanları

Lise Meitner

Lise Meitner, nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalışmalar yapan bilim insanıdır. Kimyager Otto Hahn‘la birlikte 30 yıl radyoaktivite üzerine çalışarak 1918’de protaktinyum elementini keşfetmişlerdir.

Otto Hahn, Lise Meitner’e “patlama” adını verdiği keşfinden bahsetmiş fakat süreci tam olarak açıklayamamıştır. Meitner ve fizikçi yeğeni Otto Robert Frisch kısa bir süre sonra bahsedilen patlamanın nükleer fizyon olduğunu bulmuşlardır. Ancak Meitner, bu buluşun atom bombasının yapımını mümkün kılacağı düşüncesiyle ABD’ye gidip çalışmalara katılmayı reddetmiştir.

1944 yılında Otto Hahn fizyonu keşfeden bilim insanı olarak sayılmış ve Nobel Ödülü’ne layık görülmüştür. Hanh dahil kimse Lise Meitner’ın katkılarından söz etmemiştir. Yıkılamayan tabular nedeniyle emekleri yok sayılan diğer kadın bilim insanları gibi Meitner’ın değeri de sonradan anlaşılmıştır. Günümüzde 20. Yüzyılın en önemli bilim insanları arasında anılmaktadır.

kadın bilim insanları

Jocelyn Bell Burnell

Jocelyn Bell Burnell, astrofizik alanında çalışmalar yapan bilim insanıdır. Burnell doktora öğrencisi iken ilk radyo pulsarlarını keşfetmiştir. Fakat keşfi yapan asıl kişi olmasına rağmen raporlarda ismine yer verilmemiştir. Onun keşfini sahiplenen hocası Antonius Hewish 1974’te Nobel Fizik Ödülü’nü almıştır.

Bilim dünyasında bu olay büyük tepki almış ve birçok bilim insanı Hewish’i ödülü kabul etmesi nedeniyle kınamıştır. Burnell ise hak ettiği ödülü alamamış olsa da astrofizik alanındaki başarılı çalışmalarıyla herkesin takdirini toplamıştır.

Nettie Stevens

Nettie Stevens, genetik üzerine çalışmalar yapan bilim insanıdır. Kromozomlar üzerine yapmış olduğu çalışmalar ile cinsiyet belirleyici X ve Y kromozomlarını keşfetmiştir. Gözlemlerin birçoğunu tek başına yapmış olsa da buluşu çalışma arkadaşı Thomas Morgan’a mal edilmiştir.

Dönemin diğer kadın bilim insanları gibi Nettie Stevens de hak ettiği ödülü alamamış ve onun çalışmalarının üzerine konan Thomas Morgan Nobel Ödülü’nün sahibi olmuştur. Ancak elbette ki hiçbir şey gizli kalmamış ve geç de olsa keşfin gerçek sahibi ortaya çıkmıştır.

kadın bilim insanları

Esther Lederberg

Esther Lederberg, bakteri genetiği üzerine çalışmalar yapan mikrobiyolog bilim insanıdır. İlk eşi Joshua Lederberg ile birlikte, bakteri kolonilerini laboratuvar ortamında farklı yöntemler kullanarak incelemeyi başarmıştır. Çalışmalarında elde ettiği bulgular ile antibiyotik direnci konusunda önemli keşifler yapmıştır.

Joshua Lederberg eşiyle elde ettiği çalışmaları sayesinde fizyoloji ve tıp alanındaki Nobel Ödülü’ne sahip olurken keşfe en büyük katkıyı sağlayan Esther Lederberg ödüle layık görülmemiştir. Diğer kadın bilim insanları gibi onun başarısı da göz ardı edilmiş ve ödül erkeklere pay edilmiştir.

Kadın bilim insanları geçmişte yaptıklarıyla dünyayı değiştirmiş ve günümüzde yapacaklarıyla da değiştirmeye devam edeceklerdir. Fakat her şeye rağmen günümüzde dahi tam anlamıyla ön yargılar ve tabular yıkılamamıştır. Hala dillerde “bilim adamı” söylemi yerini korumaktadır. Yıllardır süre gelen kalıplar günümüzde azalmış olsa bile son bulmamış ve kalıpların dışına çıkan kadınlar hala yok sayılmaktadır.

Kendi yolunu çizen, çalışan, üreten, emek veren tüm kadınlara saygıyla…

Yazı Önerisi: Verimli Olmanın Sırrı; Pareto Prensibi