Girişimciliğin sayfa üzerinde ki anlamına bakacak olursak yeni bir ürün yeni bir hizmet ya da yeni bir süreç ortaya çıkarmak, inovasyon ile ticareti bir araya getirip sürdürebilir kılmaktır.Girişimciliği en basit şekliyle tanımlayacak olursak: Kendi işinde katma değeri yüksek ürün veya hizmeti ortaya çıkarmaktır. En sevdiğim girişimcilik tanımlarından birisi ise Apple şirketi tarafından yapılmıştır. “Eski kuralları ,çağdaş yeniliklerle yorumlayan ve aksiyona geçiren beceri.” Yukarıda ki tanımlardan anlaşıldığı üzere girişimciliğin net bir tanımı yok .

Girişimciliğe Bu Yönden Baktınız Mı?

Girişimcilik Fırsatı

Burada özellikle katma değer kavramına dikkat çekmek istiyorum. Şuan için dünya üzerindeki birçok kurum, kuruluş veya kişiler kendi ürün ve hizmetlerini pazara sunmaktadırlar. Fakat bunlardan sadece çok azı pazarda uzun vadeli değerini her geçen gün artırarak kalmayı başarmış ürünler ülkelerine ciddi anlamda döviz getirmelerini ve ekonomik olarak bir tık güçlü olmalarını sağlamaktadırlar. Yakın tarihimize şöyle bir baktığımız da zamanında ülkemiz ile eşit duruma sahip Güney Kore sadece 3 ya da 4 üründe katma değeri yüksek ürünler yaratarak ülkelerine ciddi anlamda döviz getirmektedir. Ekonomiyi bir nebze olsun rahatlatmaktadır. Umarım girişimcilik kavramına birde bu yönden bakarak durumun ciddiyetini kavrayabiliriz. Bulunduğu şartlar altında problemlerin doğurduğu fırsatları (problem = fırsat) yenilik ve inovasyonla aynı potada eriterek diğer ürünlere nazaran katma değeri yüksek ürün ortaya çıkaran ve tüm bunları hayata geçirirken de öngörülebilir risk alan kişiye girişimci diyebiliriz .Bunların yanında girişimci dediğimiz kişi çok iyi taklitçi de olabilir .Fakat taklidi birebir yapmaktan ziyade taklitten feyz alıp yani ilham alarak kendi öz düşüncesine katkıda bulunup hayata adapte edebilen kişidir.Bunlara ek olarak kendisinin ne yapmaktan mutluluk ve haz duyduğunu tam olarak kesinleştirmiş yani tutkusunu bulmuş,bununla beraber tutkusunun popüler kültürün getirdiği finansal değere bakmadan sonuna kadar mücadelesini bırakmayacak düşünce yapısına sahip kişiler girişimcidir.

Girişimci Kafası

Girişimcilik kafasına da kısaca değinmek gerekirse :yeniliklere açık olup meydana gelen değişimleri kucaklayıp kendisini meydana gelen değişimlere hızlı bir şekilde adapte olabilen ve fırsatları takip edendir. Yukarıdan da anladığımız gibi herkes bir girişim fikrine sahip olmayabilir fakat kendisine girişimcilik kafasının yetkinliklerini katabilir. 21. Yüzyılda üzerinde durmamız gereken en önemli konu, özellikle de girişimci kafası için değişime en kısa sürede uyum sağlayabilmektedir.Bilgi ve teknolojiyi birleştirip günler içinde hayatımıza girmesi ve bizim var olan düzen ve davranışlarımızda değişikliğe sebep olması her geçen gün giderek artıyor. Bu değişimi kendi bünyesinde başlatamayan şirket ve kişiler ise kendi sonlarını izlemektedir. Bunlara şirketler üzerinden örnek verecek olursak.

Nokia’nın Sonu

Bir zamanlar telefon sektöründe dünya pazarının baş aktörü olan Nokia göze çarpmaktadır. Nokia CEO’su Stephen Elop şirketini 2013 yılında Microsoft’a sadece 7.2 milyar dolara sattıktan sonra (satılmadan 1.5 yıl önceki değeri 50 milyar doların üzerindeydi)şunları söyledi : “Yanlış hiçbir şey yapmadık ancak her nasılsa kaybettik.” Evet Nokia’nın yanlış hiçbir şey yapmadığını söylemek belkide mümkün. Ancak yeteri kadar şey yaptılar mı? Kısacası rekabete girmeyerek ve 21. yüzyılın getirdiği sık sık yenilenen değişimlere ayak uyduramayıp müşteride ki değişimi telefonda ki değişimle bağdaştıramayan Nokia’nın kendini bitirdiğini dile getirebiliriz.

Sen kendinde değişime başlamadın mı hala ?


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win