Merhaba arkadaşlar. Bugünkü yazımızda girişimciliğin kısır tartışması arasında kalmış, girişimcilerin veya girişimci olmayı düşünenlerin kafasını karıştıran sorulardan birisini ele alacağız. Tanıdığımız girişimcilerin bir kısmı girişimciliğin doğuştan geldiğini ve eğitim gibi dış faktörler ile geliştirilemeyeceğini iddia etmekte. Bir kısmı ise girişimciliğin eğitim ve çevresel faktörler ile geliştirilebileceğini söylemekte. Bu yazımızda ise bu 2 savı bilimsel çalışmalar altında tüm yanlarıyla ele almaya çalışacağız

.

Girişimci Doğulur Mu?

Girişimcilik kelimesi ilk kez 18. yy sonunda daha yeni yeni piyasada duyulmaya başlarken biz insanoğlu olarak son 20-30 yıldır girişimci olunur yada doğulur mu? Tarzındaki bu iki soruya bu konuya açıklık getirmeye çalışmaktayız.

İnsan üzerinde girişimcilik lehine en önemli argüman otonomi olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, nedir bu otonomi?

İnsanın istediği herhangi bir işi neyi, ne zaman, kiminle yapacağına sadece kendisinin karar verebildiği bir durumdur. 2,5 milyon yıldır var olan insanlığın maalesef ki bizimde içinde bulunduğumuz son 12 bin senesi insanlığın otonomisine, yaratıcılığına ters yönde işlemekte. Belki de bundan 5 bin sene sonrasında insanlar tarihe bakıp bizler için gülecekler. Bu insanlar zamanında birbirleri için çalışıyormuş, fabrikalar varmış, işçiler varmış,ofiste oturup sabah sekiz akşam beşe kadar çalışıyorlarmış gibi konuşmaların olması muhtemel.

Günümüzde ise bu at yarışına girmemiş, insanoğlunun zaten yaradılışında ve kendisinin genlerinde mevcut olanı asimile etmemiş kişiler aradan sıyrılarak bir başarı elde etmiş durumdadır.Biz de bunları girişimci olarak adlandırmaktayız. Aslında insanoğlunun yaradılışı gereği bu girişimcilik ve otonomi özelliği günümüz şartlarında törpüleyerek yok etmekteyiz. Bunu şöyle bir örnekle bitirmek istiyorum.

Günümüzde en başarılı girişimcilerden Elon Musk, hayalleri dünyayı şekillendiriyor. 1971 Yılında Güney Afrika’da doğup büyüyen Elon Musk, 12 yaşındayken sadece 6 ayda programlamayı kendi kendine öğrenmiş. Sonrasında ise geliştirdiği Blaster adındaki oyununu büyük bir şirkete satmayı başardı. Sonrasında ise pek çok başarılı girişime imza attı. Elon Musk, girişimcilik ruhunun doğuştan geldiğini gösteren örneklerden sadece birisidir.

Girişimci Olunur Mu?

Son yıllarda bu sorunun cevabını bulmak için yapılan araştırmalara bakarsak kişilik özellikleri ile girişimcilik özellikleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Yani kişiliğimiz, girişimci olup olmayacağımızda büyük oranda etkilidir. Kişilik büyük oranda doğuştan gelen genetik miras ile oluşmaktadır. Bu özelliklerin üzerine aile ve sosyal çevreden gelen davranışsal özellikler eklenmektedir. Kısaca özetlersek; kişiliğimiz genetik miras, aile ve sosyal çevreden oluşmaktadır. Türkiye’de yapılan bir araştırmada girişimcilik eğiliminin %21’i kalıtsal özelliklerden etkilenmektedir. Araştırmadan çıkan sonuca baktığımızda ise girişimcilik eğilimini etkileyen en önemli faktör, aile ve sosyal çevre olduğu ön plana çıkmaktadır.

Bu çevresel faktörleri informal ve formal öğrenme altında ele alabiliriz.

Birey informal olarak kendi deneyimlerinden başlayarak, ailesinden, sosyal çevresinden ve iş çevresinden öğrenmeler gerçekleştirmektedir. Bunların geneline de kısaca tecrübe de diyebiliriz. Bunun içine deneme yanılmalar, başarısızlık ve usta çırak ilişkilerini de dahil edebiliriz. Burada girişimcilik faktörlerimizi etkileyen bir diğer unsur ise formel eğitimlerdir. Formel eğitimleri örgün eğitim kademelerinin birçok düzeyinde olan girişimcilik derslerini ve uygulamalı girişimcilik eğitimlerini formel öğrenme kapsamında değerlendirebiliriz. Bu eğitimler genel olarak girişimciliğin teorik kısmını işlemektedir.

Eğitimlerin konu başlıkları olarak:

-Pazar araştırması

-Üretim planı,

-Pazarlama planı,

-Personel planlama,

-Finansal tablo,

-Risk yönetimi gibi birçok unsuru buraya ekleyebiliriz.

Bu noktadan sonra girişimciliğin tek bir faktör tarafından kontrol edildiğini söylemek oldukça zordur. Girişimcilik, bireyin kişiliği, genetik mirası, ailesi, sosyal çevresi, eğitim düzeyi gibi birçok faktör ile etkileşim halindedir. Girişimciliğin görece küçük bir kısmı kalıtsal geçerken, büyük bir kısmı aile ve sosyal çevre etkileşimi ile oluşmaktadır. Teorik eğitimler de girişimciliğin en dıştaki bilişsel kısmını geliştirmektedir. Aslında bütün bu tartışmayı bir kenara bırakmak gerekirse, her iki görüş için de doğrudur diyebiliriz. Çünkü herkes girişimci olur mu sorusu çok geniş cevaplar içermektedir.


Yusuf NARLI