Kanlı Ay’ın Doğuşu

30 Mart 1432’de (27 Receb 835) Kostantiniyye semalarında Kanlı Ay belirdi. Bu eşsiz ve korkutucu görsel şöleni kıyamet alameti olarak algılayan halk Ayasofya’ya yöneldi. Din adamlarından boş yere medet umarcasına. Bir tarafın kıyameti olan bu durum başka bir tarafın mucizesi haline gelebilir miydi? Bir Fatih dünyaya geldi.

Ayasofya’dan ilahi bir ışık yayıldığı rivayet ediliyordu.

Mehmed’in Terbiyesi

Kanından gelen yönetme hakkı ile alt edilemez zekâsı birleşince ortaya küstah bir şehzade ortaya çıktı. Hocaları (Lala) Mehmed ile baş edemiyor ve bu durum karşısında çaresizlikle işi bırakıyorlardı. Mehmed’in eğitimine önem veren babası duruma el attı ve Mehmed’in hayatının değişmesinde rol oynayan Molla Gürani’yi görevlendirdi. Yeni hocası ile baş edemeyeceğini anlayan Mehmed, bilgisinin karşısında boynu eğdi ve eğitimlerine başladı.

Yıllar geçiyor, geçtikçe Mehmed kendisini geliştirmeyi ihmal etmiyordu. Altı dil, mühendislik, astronomi, ileri matematik ve daha birçok şeyi cebine koymuş, en büyük hayaline doğru adım adım ilerliyordu.

En Büyük Hayal

19 yaşında tekrar başına geçtiği devleti bir imparatorluk haline getirmek için çocukluğundan beri yaptığı planları uygulama zamanı gelmişti. Girilemez denen surlardan içeri girip burçlarda Hilal’in dalgalandığını görme isteği…

Öncelikle boğazın kontrolünü ele almalıydı. Bunun için atasının yaptığı hisarın karşına bir hisar yaparak başladı. Böylece boğazdan geçen gemilerin kontrolünü ele almayı planlıyordu ama elindeki topların menzili buna izin vermiyordu. Hayal gücünü ve matematiğini birleştirince her çocuğun oynadığı suda taş sektirme oyunun devasa toplara entegre etti. Böylelikle top gülleri suda seke seke hedefini buluyordu.

Boğaz’ın kontrolünü ele alınca bu duruma eş zamanlı orduyu güçlendirme ve çoğaltma çabasına girişti. En nihayetinde onuda halletti. Sıra geldi surlara gedik açmaya. Dünya tarihinde ilk defa kalelerin güvenli olmadığı anlaşıldı. Çünkü Şahi Top imal edilmişti.

İmal edilen bu şahi top, yapılana kadar kimse inanmıyordu. İnsan görmediği bir şeye nasıl inansın ki? İşte Mehmed’i diğerlerin ayıran en önemli yanı buydu. Hayal ediyordu, kafasında planlıyor ve gerçeğe dönüştürüyordu.

Tarih 6 Nisan 1453’ü gösterince Mehmed, Konstantinopolis kapılarına dayanmıştı.

Sonun Başlangıcı : Fatih

Kuşatma başladığında Mehmed’i zorlayan Haliç’e çekilen zincirdi. Gemilerini oraya geçiremediği için tam anlamıyla bir kuşatma olamıyordu. Mehmed, üç şeyi bir araya getirdi: kalem, kağıt ve zekasını. Ortaya gemileri karadan yürütme fikri çıktı ve yaptı.

İlk kez uygulanan fikirlerin yanında, lağımcılık, kuşatma kuleleri ve birçok şeyi yaparak alınmaz deneni aldı. Artık Mehmed diye değil Fatih olarak anılmaya başlandı.

Popüler Kültür

Rise of Empires : Ottoman

Mehmed: Bir Cihan Fatihi

Fetih 1453