Merhaba arkadaşlar herkese iyi günler.Bugün sizlere 2007 yılında uçak kazasıyla kaybettiğimiz ve bundan sonra da kendisini ve toryum elementi hakkında yürüttüğü çalışmalarını yakın zamanda çok duyacağımız Türk parçacık fizikçi  Prof. Dr. Engin Arık ve toryum projesinden bahsedeceğim.

Engin Arık Kimdir?

İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik bölümünden mezun oldu. Daha sonra Amerika’da master ve doktorasını yaptıktan sonra 1979 yılında Boğaziçi Üniversitesine geçti.Burada Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktaydı.Arık özellikle de uluslararası sahnede “Deneysel Yüksek Enerji Fiziği” alanında yaptığı çalışmalar ile tanınmaktaydı.İlerleyen zamanlarda Prof. Dr. Engin Arık İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarındaki CERN’ de Atlas Deneyinde çalışmakta ve burada Türk araştırmacıların başkanıydı.Burada bulunduğu zamanlarda toryum elementi hakkında da araştırmalar yapmaya başlamış. CERN’de ki hızlandırıcılarda toryum maddesinin işlenebileceğini farkeden ve bunun bir prototipini Türkiye’de kurabilmek için 30 Kasım 2007’de düzenlenecek “Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarım Ve Test Laboratuvar Kuruluşu”başlıklı Devlet Planlama Teşkilatının Çalıştay’ına katılacaktı. Buradaki asıl amacı ise toryum projesini anlatabilmek ve soyut halde bulunan toryum reaktörlerini devlet desteği ile hayata geçirebilmekti. Toryum projesini sunabilmek için Isparta’dan İstanbul’a giden uçağın içerisinde Prof. Dr. Engin Arık ve 6 kişilik ekibi elim bir kaza sonucu hayatlarını kaybetmişlerdir. Özet olarak Türkiye bu alanda yetişmiş toryum projesinin mimarlarını bir gecede kaybediyor ve o zamandan beridir toryumla ilgili ülkemizde hiçbir çalışma yapılmadı.

Toryum Elementi

Atom numarası 90 ,radyoaktif bir element olan toryum 1828 yılında keşfedildi.Dünyada çok nadir bulunsada garip bir şekilde her yerde bulunmaktadır.Şuan da bile yazıyı okuduğunuz yerde bile toryum elementi bulunur. Her şeyin içinde az az bulunmasından dolayı radyoaktif olsa da zararsızdır.Toryum elementinin cazibesi ise diğer nükleer maddelere göre nispeten daha temiz, kullanışlı ve güvenli olması. Teorik olarak da toryum nükleer santrallerde kullanıldığında uranyum kadar enerji üretebilmekte ve daha güvenilir.Burada Chernobyl gibi bir felakete yol açması söz konusu değil.

Toryum Neden Kullanılmıyor?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi toryum diğer maddelere göre daha avantajlı fakat kullanıma geçmemiştir. Teorik olarak her şey çok güzel görünse de durumu pratiğe döktüğümüzde işin rengi biraz değişmekte. Öncelikle toryum doğada saf halde bulunamayan bir maddedir.Başka elementler ile bileşikler halinde bulunmaktadır. Yani toryumu nükleer yakıt olarak kullanabilmek için bir dizi fiziksel kimyasal işlemlerden geçmesi gerekir.Bu işlemler ciddi anlamda zahmetli ve maliyeti yüksek olduğundan toryum elementi ikinci planda kalmaktadır. Sonuç olarak toryumu nükleer santrallerde kullanabilmek için çok para,çok emek ve çok zaman harcamak gerekiyor. Prof. Dr. Engin Arık toryum projesinde bunun prototipini yapabilmek için Türkiye bütçesinin %3’üne tekamül etmekte bu da günümüzün parasıyla 400 milyar TL miktarında bir paraya ihtiyaç duymaktadır.Projeye zaman ölçeğinde baktığımızda ise reaktör ve hızlandırıcıların bitmesi toryumun gerçek anlamda enerjiye dönüşmesi ve Türkiye’nin bu alanda enerjiyi kullanması ise 20 yılı bulacağı öngörülmektedir.Günümüzde toryum santralleri hakkında Çin ve Hindistan ciddi çalışmalar yapmakta.Hindistan toryum rezervleri bakımından dünyada 1. sırada yer almakta ve böyle devam ederlerse yakın bir gelecekte toryum nükleer santrallerini hayata geçirebilecekler.Çin ise dünya da toplam toryum ithalatının %99’unu almakta ve toryum rezervi bakımından 10. sıralarda yer almaktadır.Çin Hükümeti’nin yakın bir zamanda yayınladığı raporda ise şunları ekledi: Yakın gelecekte toryum reaktörlerini devreye sokacaz. Gelecekte atom reaktörlerinde yıkıcı değişimler olacak.400 den fazla araştırmacımızın çalıştığı ilk reaktörün prototipini 2020 yılında gösterime sunacagız.

Türkiye’de Toryum

Konunun Türkiye ayağına bakacak olursak toryum rezervleri bakımından dünyada 2. sırada bulunmaktayız. Bu değer çeşitli kaynaklara göre değişmektedir. Arık’a göre dünya rezervlerin yarısına yakını Türkiye’de bulunmaktadır.Sonuçta Türkiye’de ciddi anlamda toryum rezervinden bahsedebiliriz.Bir röportajında ise:

1 ton toryum = 1 milyon varil petrole eş değerde enerjiye sahip olduğunu dile getirdi.

Arık ülkemizde 800 bin ton toryum olduğunu bir röportajında dile getirdi.Fakat kesin bir durum yok.Bu da Türkiye’nin doğalgaz, petrol, elektrik ve diğer enerji kaynaklarına ihtiyaç duymadan sadece tek başına 400 sene boyunca Türkiye’nin tüm enerji ihtiyacını karşılayabilecek durumda.Yakın bir gelecekte toryum maddesi Türk ekonomisi için bir dinamo olabilir. Tabiki de bunu yapabilmemiz için toryumun hükümet politikasına takılmadan devlet politikası haline getirmeliyiz. Devletinde bu yönde bir vizyon alması ve bu alanda ciddi anlamda yatırımlar yapması gerekmektedir.Eğer ki bu şekilde yaparsak 20 ya da 30 yıl sonrasında temiz enerji konusunda dünyanın ileri gelenlerinden birisi olabiliriz.


Yusuf NARLI