Merhaba arkadaşlar bugün sizlere ülkemizin havacılık alanına yeni bir soluk getirerek 1984 yılında kurulan Baykar firmasının 2000’li yılların başlarında havacılık sektöründe yeni bir çığır açarak akamete uğramış havacılık alanında bizi dünyada ilk 3’e girmemizi sağlayan başarısını  ele alacağız.

 

BAYKAR MAKİNE

1984 Yılında Özdemir Bayraktar tarafından otomobillerde yedek parça ,pompa,motor üretimi amacıyla kurulmuş talaşlı imalat yapan bir firmaydı. Özdemir Bayraktar her ne kadar otomotiv sanayisinde üretim yapsada asıl heves ettiği çoğu zaman hobi amacıyla çizdiği uçak çizimleri ve oğlu Selçuk Bayraktar’ın havacılık alanında çalışmalar yürütmesi Özdemir ve ailesini havacılık sektörüne yönlendirdi. Hepimizin bildiği gibi ülkemiz havacılık sektöründe 1.nesil hava aracı dahi üretememişken ABD’nin 5. nesil savaş uçağı ürettiği bir alanda başarılı olmamız pek de mümkün görünmüyor. Çok kısa bir zaman öncesinde ABD şu şekilde bir açıklamada bulundu: “savaş uçağı 5. nesil hava araçlarının (insanlı hava araçları) son üretimimizdir.” şeklinde açıklamada bulundu.Burada dikkat etmemiz gereken husus insanlı hava araçlarında teknolojik doyuma ulaşması ve beraberinde bir teknolojik kırılımın gerçekleşmesi. Sektörün bir nevi kendini güncellemesi gibi düşünebiliriz.

Hayaller gerçeğe nasıl dönüşüyor?

İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği lisans eğitimi sırasında university of Pennsylvania’nın (UPeen) GRASP laboratuarından staj kabülü aldı. Burada ki araştırmaları sırasında İHA’ların formasyon uçuş deneyleri ,hava -yer robot takımlarının kordinasyonu ,uçuş kontrol ve güdüm sistemleri konularında kendini İHA teknolojisi alanında gelinebilecek en son noktaya kadar donatmıştır. Selçuk Bayraktar “Havacılık alanında bulunan büyük şirketlerin 10 yıl sonrasının yazılımını ,tasarımını,teknolojisini ben ve benim gibi Türk gençleri üretmektedir.” Selçuk Bey’in bu sözlerine baktığımızda bu işin mutfağında kendini yetiştirdiğini ve gelecek başarısının da kaçınılmaz olacağını bize göstermektedir. Daha sonra babasının çağrısı ve bilhassa kendi isteği üzerine Türkiye’ye dönüş yapmıştır.

İlk Üretimler

Baykar makine 2004 yılına geldiğinde elektronik ve yazılımı milli ve özgün olan ilk otomatik uçuş denemesini yapmaya başladı. 2007 Senesine geldiğimizde Bayraktar Mini İHA   TSK’ya teslim edildi. İlk teslimatın ardından TSK ile beraber sahada çalışarak olabilecek teknik arızaları giderebilmek ve sorunları yerinde gözlemlemek amacıyla 4 sene boyunca Güneydoğu’da arazide bulunan Selçuk Bayraktar saha tecrübesini de içine katarak çok kısa zaman aralıklarında Malazgirt Döner Kanatlı İHA ve Bayraktar TB2’yi TSK envanterine kazandırmıştır. Yazılımın tamamı yerli ve tümüne baktığımızda %93 yerlilik oranına ulaşan Bayraktar TB2 ülkemizin düzenlediği Fırat kalkanı, Zeytindalı,Bahar Kalkanı harekatında arazide üstün bir rol sergilemiştir.Ukrayna,Katar,Azerbaycan gibi birçok ülkeye de ihraç yapmaktadır. Baykar  Makine’nin teknik müdürü Selçuk Bayraktar insansız jet için de çalışmalara balşladığını duyurdu.

Akıncı Belgeseli

Bayraktar AKINCI’nın ilk uçuşunun gerçekleştirildiği 6 aralık 2019 a kadar olan zorlu ve yoğun çalışma döneminin yaşandığı son 6 aylık süreci mercek altına almaktadır.Belgeselde Selçuk Bayraktar ve ekibinin çalışmaları röportaja alınıyor.Kısaca Türkiye’nin ilk kez yüksek teknolojiye sahip bir hava aracının üretim safhaları gösterilmektedir. Aşagıdaki linkten bu belgeseli izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=UEec_EbJgfU&t=1418s

 

Teknofest

Baykar Makine’nin kuruluşundan bu yana, Türkiye’nin savunma alanında bağımsızlaşarak güçlenmesinde üstlendiği öncü rolü teknolojik gelişmenin yaygınlaşması için sosyal sorumluluk projeleri de yürütmektedir. 2018 Yılından itibaren her sene düzenli bir şekilde düzenlenen teknofest de bunlardan birisidir. Avrupa’nın en büyük havacılık festivali olan teknofeste bu sene 100 bin yarışmacı bir çok havacılık katagorisinde yarıştı.Yarışmada dereceye giren ekibe de etkinlik kapsamınca projelerini devam ettirebilmeleri için maddi yönden de desteklenmektedir. Bunların hepsine baktıgımızda teknofestin aslında bir paradigma dönüşümü olduğunu diyebiliriz. Lagari Hasan Çelebi,Hezarfen Ahmed Çelebi,Vecihi Hürkuş,Nuri Demirağların yola çıkıpta bir şekilde tarihimizde akamete uğramış onca şeyin ters yüz edilmesi ve onların var olabilmesi için bir paradigma dönüşümü belki de bir devrim.

Uçan Araba CEZERİ

Baykar Makine son haftalarda uçan araba Cezeri’nin de tanıtımını gerçekleştirdi. Cezeri ismi de robotik bilimin kurucusu müslüman bilim adamı El-Cezeri’den gelmektedir.Kentsel araba taşımacılığında köklü bir değişiklik yapacak olan Cezeri uçan araba ,sağlık sektöründe ve askeri alanda lojistik destek faliyetlerinde yeni bir çehre kazandırmak için geliştirilmektedir.Bunun yanı sıra kargo taşımacılığında da aktif rol alacak şekilde tasarlanmaktadır.Cezeri uçan arabanın 10 ile 15 sene sonra gökyüzü ile buluşacagı öngörülmektedir. Nasıl ki 2000’li yılların başında havacılık sektöründe bir teknolojik kırılma gerçekleştiyse aynısını bugün araba sektöründe de gözlemleyebilirsiniz. Belki de Selçuk Bey’in tanıtımını yaptığı uçan araba Cezeri’nin ilk prototipi 10 sene sonrası markanın ilk adımları.


Yusuf NARLI